Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

feth (Tasavvuf Sözlüğü)

Her devirde, ricâlü'l-feth olarak isimlendirilen yirmi dört kişi vardır. Artınazlar, eksilmezler. Allah ehlullahın kalblerini, mârifet ve sırlara açmıştır. Allah bu fadamları) her saat için saatler adedince kılmıştır. …

Her devirde, ricâlü'l-feth olarak isimlendirilen yirmi dört kişi vardır. Artınazlar, eksilmezler. Allah ehlullahın kalblerini, mârifet ve sırlara açmıştır. Allah bu fadamları) her saat için saatler adedince kılmıştır. İçlerinde gece ya da gündüz herhangi bir saatte kendisine bilgi ve mârifetlerin açıldığı kimseler vardır. Bu durum, o saatin adamına aittir. Onlar farklı farklı yerlerdedirler, asla bir araya gelmezler. Her birinin ebedi olarak kalacağı bir mekân vardır. Bunlardan Yemen'de iki kişi, Şark ülkelerinde dört kişi, Mağrib'de altı kişi vardır. Geri kalanları diğer bölgelerdedir. Onlarla ilgili âyet Allah'ın Kitâb'ında şu şekilde geçmektedir: Allah'ın insanlara açacağı herhangi bir rahmeti tutup habseden olamaz. O'nun tuttuğunu O'ndan sonra salıverecek de yoktur Fâtır, 35/2) (Füttthât, II, 15

Feth ve feth hâli, tekvinin eşyâya taalluk etmesi hâlidir. İstersen şöyle de: Kudretin makdüra taalluk etmesi hâlidir. Bu konuda yani kudretin makdüra taalluk etmesi konusunda Allah'tan başkası için bir zevk yoktur (bu kudrete O'ndan başka a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib-olan/" sâhib olan /a yoktur, bu zevki O'ndan başka kimse tadamaz . Orada... yani kudrette zevk yoluyla .. ne bir tecelli ne de bir keşf... vâki olur. Çünkü Allah'tan başka hiçbir varlıkta kudret de, fiil de yoktur. Çünkü sınırlanamayan