Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

fetret (Tasavvuf Sözlüğü)

Müridin vakfesi (duraklaması), fetretinden (gevşeklik göstermesinden) daha kötüdür. Fetretle duraklama arasındaki fark (ise şudur): Fetret, müridlikten dönüş ve çıkıştır; duraklama ise, tembellik hâllerine kapılarak …

Müridin vakfesi (duraklaması), fetretinden (gevşeklik göstermesinden) daha kötüdür. Fetretle duraklama arasındaki fark (ise şudur): Fetret, müridlikten dönüş ve çıkıştır; duraklama ise, tembellik hâllerine kapılarak seyrinde durgunluk göstermeisidir. Seyr sülükun başlangıcında duraklayan hiçbir müridden hayır gelmez. Müridini a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/imtihan/" imtihân /a edecek olan şeyh, münâsib göreceği zikirlerinden birini ona a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/telkin/" telkin /a etmelidir. Şeyh müridine ilk önce bir ismi dille zikretmeyi emreder, sonra da kalbini de dille zikre dahil etmesini emrederek şöyle der: Ebedi olarak kalbin ile Rabb'inin huzürundasın. Mümkün olduğu kadarıyla dilinden bu isimden başka bir şey çıkmasın! Sonra şeyh müridine sürekli olarak zâhiren de a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/taharet/" tahâret /a üzerine abdestli olmasını emreder. Uyku bastırmadıkça uyumamasını, tedrici olarak, azar azar, takat getireceği ölçüde yemeğini azaltmasını söyler. Âdetlerini birden terketmesini emretmez

Sonra şeyh müridine halvet ve uzleti tercih etmesini, bu hâl içinde, hiçbir şekilde yok a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesi /a mümkün olmayan dini havâtırı ve kalbini meşgul eden hevâcisi (nefsani çağrıları) defetmek için a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/gayret/" gayret /a sarfetmesini emreder. Bil ki, müridliğin başlangıcında bulunan bir kimse, halvet hâlindeyken itikad konusundaki vesveselerden nadiren korunabilir. Bilhassa müridde kalb kiyaseti varsa (ince rühluysaj durum böyledir. Müridliğin başlangıcında bu tür vesveselerle karşılaşmayan pek a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/fettah/" fettâh /a az sâlik vardır. Zikredilen husüslar müridlerin karşılaştıkları imtihânlardır. Bu durumda şeyhin yapması gereken şey, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kendisinde/" kendisinde /a kiyâset görürse, müridi akli delillere yöneltmektir. Çünkü mârifet yolunu tutan sâlik, kendisine ârız olan vesveselerden ilim yoluyla kurtulabilir

Eğer şeyh müridinde a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tasavvuf/" tasavvuf /a yoluna dâir bir kuvvet ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sebat/" sebât /a bulunduğunu keşfederse, kalbinde kabül nürları ışıldayıp sırrında vuslat güneşi doğana kadar sabrı ve zikre devam etmesini emreder. (Mürid emre uyarsa) en kısa zamanda sonuç alınır. Fakat bu (terbiye şekli) ancak seçkin birkaç müridden başkasına tatbik edilemez (bu yol herkeste başarılı bir sonuç vermez). Müridlerin çoğunun terbiyesi, delile başvurmaları ve müride lazım olacak miktarda usül ilmini tahsil etmek şartıyla âyetler üzerinde düşünmeleri süretiyle mümkün olur. (Kuşeyri, 198

Fetret, başlangıçta yakıcı olan ateşin humüdudur (sükün bulmasıdır;. (Istılâh, 534

Fetret, başlangıçta gerekli olan talebin hararetinin humüdudur. (Kâşânî, 136; Câmi’, 91