Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

feza' ilallah (Tasavvuf Sözlüğü)

Fezâ ilallalı, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayret/" hayret /a anında Allah'a ilticâ etmektir. Bazı âlimler şöyle söylemişlerdir: Akıl, şu anda acı veren, ama sonucu faydalı olana; hevâ da tam tersine şu anda tat veren …

Fezâ ilallalı, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayret/" hayret /a anında Allah'a ilticâ etmektir. Bazı âlimler şöyle söylemişlerdir: Akıl, şu anda acı veren, ama sonucu faydalı olana; hevâ da tam tersine şu anda tat veren ancak sonucu vahim olan şeye meyledince birbirleriyle çekişirler. Tedbir ve tefekkür eden kuvvete başvurduklarında Allah Teâlâ'nın nüru derhâl aklın yardımına koşar. Buna karşılık şeytanın ve dostlarının vesvesesi de hevânın yardımına koşar ve bunlar birbirlerine karşı savaş vaziyeti alırlar. Tedbir eden kuvvet, şeytan ve dostları cümlesinden ise Hakk'ın nürundan gaflet eder, âhiret menfaatını göremez, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a lezzetine aldanır, sonuçta oraya meyleder ve Allah dostlarına kahreder. Şayet Allah'ın ve O'nun dostlarının taraftarlarından ise O'nun nüruyla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hidayet/" hidâyete /a erer. Bunun sonucunda da dünyâyı basit görür ve âhireti ister. (Mizân, 50