Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

firâset-i şer'iyye (Tasavvuf Sözlüğü)

Allah sana rahmet etsin ve basiretini aydınlatsın! Bilesin ki, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/melekut/" meleküt /a âlemi, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehadet/" şehâdet /a âlemini hareket ettirir ve Allah'ın bir a href …

Allah sana rahmet etsin ve basiretini aydınlatsın! Bilesin ki, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/melekut/" meleküt /a âlemi, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehadet/" şehâdet /a âlemini hareket ettirir ve Allah'ın bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hikmet/" hikmeti /a olarak O'nun kendi hâkimiyeti altındadır. Bunun böyle olması kendisinin buna müstehak olmasından değildir. Şehâdet âleminden hiçbir durgunluk, yeme, içme, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kelam/" kelâm /a ya da susma meydana gelmez. Bunlar ancak gayb âleminden sâdır olur... Bize göre şehâdet âlemi, âdet olarak his ile (duyu organlarımızla) idrâk ettiğimiz her şeydir. Gayb âlemi ise âdet olarak hisse zâhir olmayan (duyularla algılanamayan) şeyde bizim şer'i bir haber ve fikri bir nazarla idrâk ettiğimiz şeydir

Deriz ki, şehâdet âlemi nasıl gözün görmesi yoluyla ile idrâk edilebiliyorsa, gayb âlemi de a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/basiret/" basiret /a gözüyle idrâk edilebilir. Nitekim göz, önünden karanlık perdeler gibi engeller kalkmadıkça idrâk edemez. Şimdi engeller kalkıp da hissedile