Fitne, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/imtihan/" imtihân /a etmek demektir. (Altın ve gümüşü yabancı maddelerden temizleyerek saf olarak elde etmek için) ateşe sokup erittiğinde, Gümüşü ateşle imtihân ettim dersin. Allah Mallarınız ve evlatlarınız ancak bir fitnedir buyurur. Yani O ikisiyle sizi imtihân ederiz. Sizi bizden ve sizi sınırladığımız şeylerden alıkoyuyorlar mı?
Hz. Musa ss şöyle der: Bu iş senin imtihânından başka bir şey değildir. Onunla dilediğini saptırırsın, dilediğini de doğru yola iletirsin Ârâf, 7/155) Allah'ın insanı denediği en büyük imtihân, onu kendi süretinde yaratması sebebeyle, yalnızca O'nu fu'âd
tanıyıp tanımayacağıdır. (Bu imtihân) kulluğunu hakkıyla yerine getirip getirmeyeceğini, süretinin konumundan dolayı büyüklenip büyüklenmeyeceğini göstermek içindir. Çünkü insanın, isimlerin hükmünden başka kendisine ait hiçbir süret yoktur. O, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâli /a üzere Hakk'ın süretiyle kaim bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halife/" halifenin /a tasarrufuyla âleme tasarruf eder. (Fütühât, II, 185-186
