Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

fiyesi (Tasavvuf Sözlüğü)

tabiattan kaynaklanan beşeri a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahlak/" ahlâkın /a terkedilmesi, beşeri sıfatları zelil kılmak, nefsin hiddetlerinden kaçınmak, rühi sıfatlarla bezenmek, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" …

tabiattan kaynaklanan beşeri a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahlak/" ahlâkın /a terkedilmesi, beşeri sıfatları zelil kılmak, nefsin hiddetlerinden kaçınmak, rühi sıfatlarla bezenmek, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikat /a ilimleriyle uğraşmak ve şertat husüsunda Resülullah'a tâbi olmaktır.

Şibli de şöyle der: Tasavvuf, maddi olandan korunmaktır. Yine şöyle demiştir: Tasavvuf, süfinin olmadan önce olduğu gibi olmasıdır. Şöyle dediği de rivâyet edilmiştir: Süfi halkla alâkayı kesen, Hakk'la a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ittihad/" ittihâd /a eden (birleşen) kimsedir. Nitekim Allah şöyle buyurmuştur: Seni a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kendim-icin/" kendim için /a seçtim. Tâhâ, 20/41) (Aynı zamanda) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tasavvuf/" tasavvuf /a , (Hakk'dan) başka her şeyle alâkayı kesmektir. Allah Sen beni asla göremezsin! Ârâf, 7/143) buyurarak buna a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a etmiştir. Ona Süfi neden ibnü'l-vakt olarak adlandırıldı? diye sorulunca şu karşılığı vermiştir: Çünkü o kaybettiğine üzülmez, elde olandan da bir şey beklemez. (Nefehât, 27

(Ayrıca bk. süfi-mutasavvıf-mustasvif; a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sufiyye/" süfiyye /a ; tasavvuf