Ârifin tedbiri, Hakk'ın tedbirinde fenâ bulur. Fethe vâkıf olan ancak Allah'la vâkıf olmuş olur. Bu kimse, Allah'ı temaşa edip durmaktadır. ((Avârif, 95
Fütühla (mânevi fetihlerle) birlikte vâkıf olanın gözünde, Âdemoğulları'nın huzürunda olmakla meleklerin huzürunda olmak bir olur. Kudret ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hikmet/" hikmet /a eliyle, fütür mahrum olanın talebi ve sebeblerden sıyrılmak da bir olur (aynı değerdedir;. (Bu da) sebebleri görmeyi bir kenara atmak (demektir). Tevhid sağlam hâle geldiğinde sebebler insanın gözünde yok olur
Fütüh, zâhirde ibârenin; bâtında ise (imân) halâvetinin (tatlılığının); ve keşfin açılmasıdır. (Istılâlı, 536
Bâtında halâvetin açılması fütühâttandır. Bu Hakk'ın onu kendisine cezbetmesinin sebebidir. Bu tatlılık mânevi olursa, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a onun eserini soğuk suyun soğukluğunu hissetmesi gibi hisseder. Bunun histeki (duyulardakij yolu beyinden geçer. Oradan tat mahalli olan (dile) iner. Ondan bir zevk hisseder. Bu zevkin yanında âzâ (organ) ve mafsallarda bir rahatlık, fazla lezzetten dolayı organlarda bir karıncalanma hisseder. Bu zevke erenler arasında tatlılığın bir saat, bir gün veya daha uzun bir zaman devam a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a kimseler vardır. Onun bedende kalışının husüsi bir zamanı yoktur. (Fütühât, TI, 495
Fütüh; rızıklar, ibâdet, ilimler, mârifetler, keşfler gibi kula zâhir ve bâtın tüm nimetler kapalı kaldıktan sonra Allah'tan kula açılan her şeydir. (Kâşânî, 135; Câmi’, 91
fütür Fütür, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halkin/" halkın /a Hakk'tan taayyün ve buna tâbi olan şeylerle temyizidir (ayrılmasıdır)... (Kâşânî, 137; Câmi’, 92) ....(Bu ayrım) hâller ve şekillerle olur. (Câmi', 92
