Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

gayb-şehâdet (Tasavvuf Sözlüğü)

Gayb, Hakk'ın kendisinden değil senden gizle diği şeydir. (Istılâlı, 539 Gayb, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehadet/" şehâdet /a âleminin zarfıdır. Burada şehâdet âlemi, Allah Teâlâ'nın dışında yaratılan yaratılmayan …

Gayb, Hakk'ın kendisinden değil senden gizle

diği şeydir. (Istılâlı, 539

Gayb, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehadet/" şehâdet /a âleminin zarfıdır. Burada şehâdet âlemi, Allah Teâlâ'nın dışında yaratılan yaratılmayan veya yaratılıp da sonradan süret ve arazlar gibi gayba havale edilen her şeydir. Şehâdet âlemi, Allah'a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahid/" şâhid /a olunan âlemdir. Bundan dolayı ona şehâdet âlemi deriz. Hakk, gayb âleminden parça parça sayı olarak sonsuza kadar çıkarmaya devam eder. Bunlar şahıslar, cinsler ve çeşitlerdir. Bunlardan âlemde Allah'ın gaybına geri döndürdüğü ve ebedi olarak döndürmeyeceği şeyler vardır

Onun ebedi olarak gayba döndürmeyeceği şey nefsiyle kaim olan her bir zâttır. Bunlar bilhassa cevherlerden başka bir şey değildir. Cevherlerin dışında varlık ve renkler gibi cisim ve arazlar, gayba döndürülecek ve onların misalleri ortaya çıkacaktır. Allah onları gaybdan şehadet âlemine çıkarır. O, gayb ve şehâdet âlemidir. Gaybdaki şeylerin kemmiyeti yoktur. Çünkü kemmiyet hasrı (nicelik sınırlı olmayı) gerektirir ve ne kadar, kaç tane? gibi sorular sorulur. Bu gaybdan ayrılan bir şey değildir. Çünkü o sonsuzdur. Kem (nicelik), keyfe (nitelik), eyne (mekânji, zaman, vaz (konum), izâfet (mensubiyet), araz, en yef'ale (etken fiiller, etki), en