Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

gaybet-i ârifin (Tasavvuf Sözlüğü)

Gaybet-i ârifin (âriflerin gaybeti) Hakk'tan Hakk'la gaib olmaktır. Onların dışında bir de ehlullahın gaybeti vardır ki bu, halktan Hakk'la gaib olmaktır. Allah'ı bilen büyük âlimlerin gaybeti ise halk ile halktan …

Gaybet-i ârifin (âriflerin gaybeti) Hakk'tan Hakk'la gaib olmaktır. Onların dışında bir de ehlullahın gaybeti vardır ki bu, halktan Hakk'la gaib olmaktır. Allah'ı bilen büyük âlimlerin gaybeti ise halk ile halktan kaybolmaktır. Onlar a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdun /a (var olanın) sadece Allah olduğunu bilirler. Allah mümkün olan âyân-ı sâbitelerin hükümlerine süret vermiştir. Onlara Hakk'ın varlığındaki bir aynın hükmüne ait süretten başka hiçbir şey gaib değildir. Onlar, bunun vermediği şeyi Hakk'ın vücüdunda veren başka bir aynın süretinin hükmünden de gaib olabilirler. Âyân ve hükümleri halktır. Sadece Hakk'ın vücü