Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

gayri (Tasavvuf Sözlüğü)

demişlerdir. Bütün bunlar a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ru-yet/" rü'yet /a -i Vâhid (Vâhid olan Allah'ı görmek) dalından toplanan çiçeklerdir. Bunlarda Vâhid'le alâkalı olarak a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhid …

demişlerdir. Bütün bunlar a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ru-yet/" rü'yet /a -i Vâhid (Vâhid olan Allah'ı görmek) dalından toplanan çiçeklerdir. Bunlarda Vâhid'le alâkalı olarak a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhid /a -i vücüdiye delâlet eden hiçbir şey yoktur. Vahdet-i vücüd meselesini bablara, fasıllara ve daha alt başlıklara ayıran, onu sarf ve nahiv ilimleri gibi tedvin eden Şeyh Muhyiddin Arabi'dir. Hatta o, bu bahisler arasında bulunan bazı çetrefilli mârifetleri kendisine tahsis etmiş ve şöyle demiştir: Hâtem-i nübiüivvet, bazı ilim ve Mmüârifetleri a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hatem/" hâtem /a -i velâyetten alır O, hâtem-i velâyet-i Muhammediyye ile kendisini kasd etmektedir. Şârihler, bu cümlenin açıklanması sadedinde şöyle demişlerdir: Sultan hazinedârından bir şey alsa ondan ne eksilir? (Mektübât, I, 287

Şu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a Hakk şu anda olduğu gibidir. O, kâinâttaki hâdiseler yoluyla Zât, sıfat ve isimlerinde değişikliğe uğramaktan münezzehtir. O, sürekli olarak a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a sırflığı hâliyle bâki olup, vücüb yüceliğinden imkân alçaklığına meyl etmez

Bütün bu görüşlerin (hakiki) mânâsı, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/yanin/" eşyânın /a mâdüm olup, O'nun mevcüd olmasıdır. Hüseyin Mansür Hallâc'ın (şatahât türündeki) Ene'l-Hakk (Ben Hakk'ım! sözündeki maksadı, Ben Hakk'ım, O'nunla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ittihad/" ittihâd /a ettim demek değildir. Çünkü bu söz küfürdür ve sâhibinin katlini gerektirir. Aksine, bu sözün mânâsı şudur: Ben mâdümum İyokum), mevcüd fvar) olan O Hakk'tır. (Mektübât, TI, 72

Şatahât, süfilerden, sekr ve gaybet hâlinde gelen vâridatla vâki olur. Mübâh bir sebeble gelen sekr, sınırları fıkıh kitâblarında çizilmiş şartlar dahilinde kalmak