Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

hâ (Tasavvuf Sözlüğü)

Hâ, Zât'ın; zuhür, huzür ve vücüdu bakımından itibârıdır. (Kâşânî, 45; Câmi’, 104 Süryâni dilinde hâ, tâzim ve yüceltme için kullanılır. (Meşârık, 25 habib (habibünâj Râbiatü'l-Adeviyye bir gün dedi ki: Sevdiğimize …

Hâ, Zât'ın; zuhür, huzür ve vücüdu bakımından itibârıdır. (Kâşânî, 45; Câmi’, 104

Süryâni dilinde hâ, tâzim ve yüceltme için kullanılır. (Meşârık, 25

habib (habibünâj Râbiatü'l-Adeviyye bir gün dedi ki: Sevdiğimize (ulaşmak için) bize kim yol gösterecek? Cariyesi ona cevâb verdi: Sevdiğimiz bizimledir. Ama a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a bizi O'ndan kopardı.

hiçbir sevgili alamaz senin yerini

Hiç kimseden nasibi yok kalbimin O'ndan başka

Gaib oldu gözümden ve özümden

Ama asla çıkmaz gönlümden

Gönlümün sözcüsü yaptım seni

Cismimi açtım dostluğumu isteyene

Münis gelir cismim dosta

Kalbimin sevgilisi

tek ünsiyetimdir gönlümde