Dedi ki: Hased Kitâb ve Sünnet'te iki türlüdür: Bu mânâlar sözlükte de vardır. Birincisi haram olmayan haseddir. Bunun bir kısmı farz, bir kısmı fazilet, bir kısmı mübâh, bir kısmı da noksan ve harama götürür.
Dedim ki: Haram olmayan hased nedir? Cevâb verdi: Münâfesedir (iyilikte yarışmaktır). Bunun üzerine sordum: Münâfesenin hased olduğuna ne delil gösterilebilir? Cevâb verdi: Allah buyurmuştur ki: 'Münâfese edenler bu konuda münâfese etsinler (yarışanlar bu konuda yarışsınlar) (Ri'âye, 305
Allah hasedi kalb fiili olarak vasfetmiştir. O'nun hasedi vasfetmesi, bedenle değil, kalb ile olan bir iş olması sebebiyledir. Hasedden doğan üzüntü ve ilk hâlin terk a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesi /a , hasedin hoşlanılmayan yönüdür. Hased kalbden amel etme duygusunu yok eder. Hoşlanmayarak ortadan kaldırdığı şeyi, organların yapmasına da mâni olur. Şeytanını susturmaya gücü yetmezse, tabiatının da kendisiyle a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mucadele/" mücâdele /a etmesini durduramaz (hased eden kişinin içi içini kemirir). (Ri'âye, 322
Hasedin eseri sende düşmanın (şeytanın) ortaya çıkmasından önce çıkmıştır. Esmâi demiştir ki: Yüz on yaşında bir bedevi gördüm ve ona sordum: Senin ömrünü uzatan nedir? diye. Bana dedi ki: Hasedi terk ettim, geriye ben kaldım. İbn Mübârek demiştir ki: Bana hased eden kişinin kalbinde bulunan şeyi
