Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

hayâl-i mutlak (Tasavvuf Sözlüğü)

Hayâl-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlakla /a kasd edilen amâdır. Bu mertebe, mutlak latif olan (hissedilebilir olmayan) Vâcib-i Sübhânehü'yu kesif (hissedilebilir) hâle getirir. Çünkü o, orada mümkün …

Hayâl-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlakla /a kasd edilen amâdır. Bu mertebe, mutlak latif olan (hissedilebilir olmayan) Vâcib-i Sübhânehü'yu kesif (hissedilebilir) hâle getirir. Çünkü o, orada mümkün süretinde zuhür eder. Mutlak kesif olanı da, yani mâdüm ve mümkün olanı da latif kılar. Çünkü o, burada Vâcib süretinde zuhür etmez. O a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucuddan/" vücüddan /a (varlıktan) başka bir şey değildir. Hayâl-i mutlak, mutlak latif ile mutlak kesif arasındaki a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/berzah/" berzahtır /a . Amâ olan munfasıl (ayrılmış) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayal/" hayâlin /a aslı Rahmân'ın nefesidir. Çünkü nefes kesifleştiğinde amâ zuhür eder. İşte bu, nefesin bizzât kendisidir... Bu saf vücüddan (varlıktan) ibârettir. (Esfâr, 130) (Ayrıca bk. amâ