Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

hayât-ı rühiyye (Tasavvuf Sözlüğü)

Râbia'ya soruldu: Bu yüce meretebeye nasıl ulaştın? Şöyle cevâb verdi: Sürekli şunu söyleyerek: Allah'ım! Beni senden uzaklaştıran her şeyden ve benimle senin arana giren her engelden sana sığınırım. hayr ve şerr ( İyi 3 …

Râbia'ya soruldu: Bu yüce meretebeye nasıl ulaştın? Şöyle cevâb verdi: Sürekli şunu söyleyerek: Allah'ım! Beni senden uzaklaştıran her şeyden ve benimle senin arana giren her engelden sana sığınırım.

hayr ve şerr ( İyi 3 27 ) Hayır ve şer kıyasa göre farklılık arzeder. Meşrü bir şeyi yemek ve meşrü bir şekilde cinsi münâsebet gibi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehvet/" şehvet /a duyulan bir şey hayırdır. Öfke anında olan bir şey hayırdır. Bu, öfkeye hâkim olmaktır. Akla göre olan bir şey hayırdır. Bazen bir açıdan doğru olur, bazen bir açıdan güzel olur. Şükre nâil olmak, övgüyü, hamdi, cömertliği yerine getirmek akli işlerdendir. Özetle, akıl sâhiblerinin bu konudaki görüşleri farklı farklıdır. (İşârât, IV, 14

Şerrin aslı altıdır: hayır irâdesini şer irâdesiyle değiştirmek; Allah'a bağlanmayı mahlüka bağlanınakla değiştirmek; Allah'a ve keremine karşı hüsn-i zannı, O'na ve Resül'üne karşı sü-i zanla değiştirmek; iddiâları gizlemek; dünyâyı sevmek ve hevâya tâbi olmak

Şâzeli şöyle der: Kalbin şerre karşı dört kalesi vardır: Kalbin Allah'a bağlan362 a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayrat/" hayrât /a

ması, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâya /a buğzetmek, Allah'ın haram kıldığı şeye bakmamak ve Allah'ın rızasının umulmadığı yere ayak basmamak. (Câmi, 22, 37