Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

hil'at (Tasavvuf Sözlüğü)

Hil'at (elbise), yakınlık alâmetidir. Seven hil'atı terk eder. Çünkü hil'atta (dolayısıyla yakınlıkta) ayrılık alâmeti vardır. Ademde (yoklukta) kalması vücüdu (varlığı) beklediği içindir. Bulduğunda, o başkası olur ve …

Hil'at (elbise), yakınlık alâmetidir. Seven hil'atı terk eder. Çünkü hil'atta (dolayısıyla yakınlıkta) ayrılık alâmeti vardır. Ademde (yoklukta) kalması vücüdu (varlığı) beklediği içindir. Bulduğunda, o başkası olur ve onunla rahat edemez, onu bırakmasını söyler. Şeyhler şeyhi Ebu'l-Kâsım el-Cüneyd Muhammed'in Fakr, kalbi şekillerden boşaltmaktır sözünün mânâsı budur. Şekil var olduğu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a , kalbi şekillerle uğraşmaktan kurtarmaya çalışırken, o (şekli) atmaktan başka çare nedir ki? (Hücvîrî, 34

Hil'at, Hakk tarafından gelmiştir. Onun baygınlığı mârifet, ilim ve fazl u ikrâm türleridir. Ona nimetler ve fazl u ikrâm ile telebbüs (giyinme) denilmiştir. Onu reddederek, ve telebbüsü terk a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/erek/" ederek /a sü-i edebde bulunma! Çünkü a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/melik/" melikin /a nimetlerini reddetmek, O'na karşı iftira ve O'nun mertebesini hafife almak olur. O zaman onunla üzerinde Hakk (ya da O'ndan bir nişân) bulunmayan ya da hevâ ve nefsini giyinmiş olan (hevâ ve nefsinin etkisi altında bulunan) biri Allah'ın fazl ve kısmetine bürünür

Hil'atın, nasib ve kısmetlere ulaşma konusunda dört şekli bulunur: Birincisi (nefsten gelen) tabiat yoluyladır ki bu haramdır. İkincisi şeriat yoluyladır, bu da mübâh ve helâldir. Üçüncüsü emirledir, bu da velâyet hâli ve hevânın terk a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesidir /a . Dördüncüsü de fazl u ikrâm iledir, bu da irâdenin ortadan kalkması, bedeliyyetin elde edilrnesi ve varlığının sadece Allah'ın fiili olan kaderi murâd ederek onunla kaim olmasıdır. Bu, ilim ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/salah/" salâh /a (uygunluk ve doğruluk) hâlidir. Hakikatte bu makama ulaşmadıkça kula sâlih denemez. (Fütüh, 122-123