Hilm (yaratılıştaki yumuşaklık), kezm-i gayzdan (öfkeyi yenmekten) daha faziletli bir huydur. Çünkü öfkeyi yenmek yumuşaklığa a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/gayret/" gayret /a göstermekten ibârettir. Sadece öfkesi fazla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/olanlarin/" olanların /a öfkelerini yenmeye ihhimmet tiyacı vardır. Öfkeli insanlar, öfkelerini yenmek için büyük gayret gösterirler. Fakat bunu alışkanlık hâline getirdiği için artık alışılmış hâle gelir ve kızmaz olur. Eğer ara sıra kızacak olsa da öfkesini kolaylıkla yenebilir. Kezm-i gayz (öfkeyi yenmek) tabii bir hilmdir. Aynı zamanda aklın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâle /a ermesinin ve gazab kuvvetinin kırılarak akla boyun eğmesinin de bir delilidir. Fakat bunun başı, yumuşak olmaya gayret göstermek ve zorlanarak da olsa öfkeyi yenmeye çalışmaktır. (İhyâ', HI, 218
Sabır, hiddetini yenme konusunda olursa buna hilm (yumuşaklık) , vakar a
ve teenni , zıddına da tezemmür (saldırganlık)" denir... (Iİhyâ', IV, 82; Kudâme, 285
Hilm, çok kızmak ile infirâk arasında nefsi vakarlı kılan bir hâldir. (Mizân, 73
Hilm, sözünde, fiilinde ve eli altındaki kimselere karşı yumuşak olmaktır. (Câmi’, 54
Hilm üç kısımdır: Avamın hilmi, suç işleyen kişiyi bâtında öfkeyi gizlemekle birlikte affetmektir. Havassın hilmi, suçluyu, bâtında iyiliği gizlemekle birlikte affetmektir. Ahass-ı havassın hilmi ise, suçluyu bizzât iyilik yaparak affetmektir. (Câmi', 61
