Hubb-i hâss , rühu dikkate almaksızın Zât'ı sevmektir. Bu sevgide sekr hâlleri vardır. Bu, kullarına karşı cömert olan Allah'tan gelen bir bağıştır. Bu bağış da O'nun o kulunu seçmiş olmasıdır. Bu sevgi hâller cümlesindendir. Çünkü Allah'tan gelen saf bir mevhibe olup, hiçbir çabanın müdâhalesine açık değildir
Tabii sevginin gayesi fsevilenle birleşmek demek olan) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ittihad/" ittihâddır /a . Bu da sevilenin zâtıyla sevenin zâtının, sevenin zâtıyla da sevilenin zâtının bir olmasıdır. Bu durum, Hulüliyye'nin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a şey olmakla beraber, onların bu konuda herhangi bir bilgisi yoktur
Şu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a bil ki, tabii süret, hangi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbetle /a ve cisim ya da cesed olarak hangi hâlde tezâhür ederse etsin, yani a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/gercekte/" gerçekte /a mâdüm olan sevgi mâdüm olarak kalsa hubb-i rühâni da, o süret sevgiliyi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayal/" hayâlde /a temsil eder. Bu, hayâl mertebesine hayâli bir bakış ve ona ait bir gözle idrâk edilir. İki sevgili kucaklaşıp öpüştüklerinde, birbirinin tükürüğünü emer. Bu tükürük iki sevgiliden her birine yayılır. Bu iki sevgiliden her biri kucaklaşıp öpüşme sırasında nefes alıp verirler. Birinden çıkan nefes, diğerine, ondan çıkan nefes de berikine girer
İşte tabii süretlerdeki hayvâni rüh da bu nefesten başka bir şey değildir. Her nefes, nefes alıp verenlerden her birinin rühudur. Nefes alıp verdiği sırada nefes ona canlılık verir. Böylece Zeyd'in rühu, Amr'ın rühunun aynı olmuştur. Bu nefes sevenden çıkmış, sevgi süretinde teşekkül etmiş, böylece sevginin lezzeti geçerli olmuştur. Kendisine intikal eden nefes rüh olduğu zaman, onun nefesi de diğerine rüh olmuştur. Bu durumda, bu iki şahıstan her biri hakkında ittihâddan söz etmek mümkün hâle gelmiştir. Şöyle demek doğru olur: Seven benim, sevdiğini de ben. Bu, tabii süretlerdeki rühâni sevginin son noktasıdır. (Fütühât, II, 329
hubb-i rühâni ) Hubb-i rühâni (rühâni sevgi), sevdiğini hem onun için, hem de kendisi için sevmeyi, sevenin varlığında toplayan sevgidir. Oysa
