Hürriyyet, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikat /a ehlinin ıstılâhları arasındadır. Kâinât ve onun gerektirdiği her türlü kölelikten kurtulmak ve bütün alâkalardan kopmaktır. Hür insanın alâmeti, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a ve âhiret işleri arasında kalbinden temyizin düşmesidir (gözünde dünyâ ve âhiret işlerinin bir olmasıdır). Dünyâsının acele gerektiren talebleri de, âhiretinin tecil edilmiş işleri de ona hâkim olamaz
Hürriyyet, Allah Teâlâ'ya kulluğu gerçekleştirmenin son noktasına a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a eder. Bu, varlıklardan ya da başka herhangi bir şeyin sana a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/malik/" mâlik /a olamamasıdır. Allah'a hürriyyet
kul olduğun zaman hür olursun. Bişr'in"t Seri'yerh dediği gibi, ki şöyle dediği hikâye edilmiştir: Allah Teâlâ seni hür olarak yaratmıştır. O a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a yaratıldığın gibi ol! Hazarda ailene, seferde arkadaşlarına riyâ yapma! Allah için amel et, insanları bir kenara bırak!
Cüneyd derh şöyle demiştir: Ârifin en son makamı hürriyyettir. (Lüma', 450
Cüneyd'in şöyle söylediğini duydum: Sen sağlam bir hürriyyete (kolayca) ulaşamazsın. Bunun için sana, O'na kulluk etmenin hakikatinden bir şeyler kalması gerekir.
Bişru'l-Hâfi de demiştir ki: Hürriyyetin tadını tatmak ve kullukla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/musterih/" müsterih /a olmak isteyen, kendisiyle Allah Teâlâ arasında bulunan sırrını fiç dünyâsını) temizlesin.
Hüseyin Mansür (Hallâc) demiştir ki: Kul, bütün kulluk makamlarının tam hakkını verdiği zaman, kulluğun yorgunluğundan hür olur. Hiçbir sıkıntı ve zorluk olmadan kullukla vazifelendirilir. İşte bu peygamberlerle a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/siddik/" sıddiklerin /a makamıdır. Yani kul öyle bir noktaya gelir ki, kulluk şer'i bakımdan sıkıntı taşısa bile, kalbine hiçbir sıkıntı uğramadan ibâdeti üzerine alır. (Kuşeyri, 109
Hürriyyet, Allah Teâlâ'ya a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ubudiyyet/" ubüdiyyetin /a hakikatini ayakta a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tutmak/" tutmaktır /a . (Böyle yapan) Allah'tan başka her şeyden hür olur. (Istılâlı, 536
Kişinin kulluk etme yoluyla Rabb'ine veya kulluğa bağlı olması, Başkalarına köle olmaktan kurtulup hür oldu denmek süretiyle hür olarak başkasına bağlı olmasından daha faziletlidir. Çünkü Allah'tan uzaklaşarak hürriyet gerçekleşmez
İnsan hürriyet makamında olursa, ancak ağyârı (Allah'tan başka varlıkları) müşâhede eder. Çünkü insan, onlara bağımlılıktan onları görerek kurtulur. Bu durumda o, O'nun kulluğundan uzaklaşır. İnsan için ubüdiyyet (kulluk) makamı, hürriyet makamından ve kul olmak da, kulluk yapmaktan çok daha şereflidir. (Fütühât, 1, 697
Hürriyyet, zâti bir makam olup ilâhi bir makam değildir. Kul için (esaretten) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a bir kurtuluş yoktur. Çünkü o Allah'ın kuludur. Ubüdiyyet azad kabül etmez. Biz bunu, ilâh olması bakımından Hakk için de mümkün görüyoruz. Çünkü, kulun var olması sebebiyle, Hakk'ın kulla bir efendilik-kölelik ilişkisi şeklinde
