Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

hüviyyet-i hakk (Tasavvuf Sözlüğü)

Hüviyyet-i Hakk , zuhüru mümkün olmayan gaybdır. Ancak bu, isim ve sıfatların bütünü itibâriyledir. O, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vahidiyyet/" vâhidiyyetin /a bâtınına a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a …

Hüviyyet-i Hakk , zuhüru mümkün olmayan gaybdır. Ancak bu, isim ve sıfatların bütünü itibâriyledir. O, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vahidiyyet/" vâhidiyyetin /a bâtınına a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a eder gibidir. Gibi deyişim hüviyetin isme, sıfata, vasfa, mertebeye veya isim veya sıfatlar itibârı bulunmaksızın Mutlak Zât'a mahsüs kılınamaması sebebiyledir. Bilakis hüviyyet, hem bütünüyle, hem de tek tek bunların tümüne işâret eder. Hüviyyetin durumu, bâtınları ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/gaybubiyyet/" gaybübiyyeti /a işâret eder. Hüve gaibe işâret eden bir lafızdan alınmıştır. Bu, Allah hakkında hüviyyet, gaybübiyyetin anlaşılmasıyla beraber O'nun isim ve sıfatları itibâriyle Zât'ın künhüne işâret eder. (İnsân, I, 58