Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

hüzn (Tasavvuf Sözlüğü)

Hüzün nefsin sevinç içinde oyalanımasından alıkonmasıdır... Râbiatü'l-Adeviyye bir adamın Alı şu hüzün elinden! dediğini duymuş, ona şöyle demiştir: Ne kadar az hüzünlüyüm de. Eğer gerçekten malızüin olsaydın, nefes …

Hüzün nefsin sevinç içinde oyalanımasından alıkonmasıdır... Râbiatü'l-Adeviyye bir adamın Alı şu hüzün elinden! dediğini duymuş, ona şöyle demiştir: Ne kadar az hüzünlüyüm de. Eğer gerçekten malızüin olsaydın, nefes almaya imkân bulamazdın.

Süfyân Uyeyne de şöyle demiştir: Ümmet içinde mahzün biri ağlasa, bu ağlama sebebiyle Allah Teâlâ o ümmete merhamet eder.

Dâvud Tât'ye hâkim olan hâl hüzündü. Geceleri şöyle niyaz ederdi: İlâhi! Senin derdin benden öbür dertleri sildi, süpürdü, uykumla arama girdi.

Şöyle denilmiştir: Başına durmadan yeni yeni musibetler gelen kimse, hüzünden neyle teselli bulur ve nasıl kurtulabilir? Hüzün yemeye, içmeye, havf da günâh işlemeye mâni olur.

Süfilerden birine Kişinin hüzünlü olduğu neyle anlaşılır? diye sorulduğunda şu cevâbı vermiş: İnlemesinin çok oluşuyla.

Seri Sakati şöyle demiştir: Bütün insanların hüznü benim olsun isterdim.

Süfiler hüzün hakkında çeşitli görüşler ileri sürmüşler ve şu konu üzerinde ittifâk etmişlerdir: Âhiretle alâkalı hüzün övgüye değer, ancak a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a ile alâkalı hüzün ise övgüye değecek bir şey değildir

Bununla beraber Ebü Osman Hiri şu görüştedir: Hüznün her türlüsü fazilet ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mu-min/" mü'min /a için bir ziyâdeliktir (bir artıdır, değerli bir niteliktir). Fakat hüzne sebeb olan şey bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/masiyyet/" masıyyet /a (günâh, isyân) olmamalıdır (mü'min, şu veya bu sebeble günâh işleyemediğine üzülmemelidir). Çünkü hüzün, kulun derecesini yükseltmese bile günâhlarını siler. (Kuşeyri, 71

Hüznün a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a , sevgiliyi kaybetmek ve murâddan men edilmektir. Vecdin hakikati ise, murâdın elde a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesidir /a . Hüzünle vecd arasındaki fark şudur: Hüzün, nefsin nasibine düşen üzüntünün adıdır. Vecd ise sevilen şeye göre, başkasının nasibi konusunda ortaya çıkan üzüntünün adıdır. Bütün bu değişiklikler tâli