Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

i merziyye (Tasavvuf Sözlüğü)

ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/basiret/" basiret /a -i nâfize (derin bir basiret Şu beş durum kimde bulunursa, onun da şeyh olması sahih olmaz: Din husüsunda cehâlet, müslümanların haramlarını mübâh sayma, lüzumsuz …

ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/basiret/" basiret /a -i nâfize (derin bir basiret

Şu beş durum kimde bulunursa, onun da şeyh olması sahih olmaz: Din husüsunda cehâlet, müslümanların haramlarını mübâh sayma, lüzumsuz işlere müdâhale etme, her işte hevâ ve hevesi peşinde olma ve her türlü a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahlak/" ahlâk /a dışı işle alâkadar olma. (Câmi’, 15

Fakirler (dervişler), Allah'ın huzürunda (hakkı) aranacak, Rahmân'ın arşı altında tavaf edecek olan sâdıklardır. Şeyh onlardan sorumludur. Bir an bile olsa, Allah'ın zikrini terk etmelerinden dolayı sorumlu olurlar. (Nefehât, 101

Müridden kabiliyet, şeyhten yardım. (Nefehât, 130

Fakir (derviş) için yalnızca şeyhi vardır. Onu gözünün önüne koyar, oradan bakar. Çünkü a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a ve âhiret hareketi onda toplanmıştır. Sadık (gerçekten bağlı) olan şaşılacak (hâlleri) görür. (Nefehât, 131

Şeyhim kalbim, zâviyem başımdır. Her nereye gitsem bu ikisi benimledir. (Nefehât, 133