Vulüm-ı havâtır; ulüm-ı mükâşefât; 'ulüm-ı müşâhedât
İlm-i ibâre (ibâre ilmi), bir şeyi dil ile ifâde etmektir. İlm-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a (işâret ilmi) ise Allah'ın rubübiyyetine, vahdaniyyetine, azametine, celâline, kudretine, tüm sıfat ve fiillerine kalble işâret etmektir. (Beyân, 58
Havâtır ilimleri , müşâhede ve mükâşefe ilimleri ; bilhassa işâret ilmi dedikşu a
leri şey işte budur. Yukarıda bahsedilen ilimlerin tümünü öğrenen süfilere mahsüs olan ilim budur. Kalbin müşâhedesini ve rühun keşfini gerçek mânâsıyla sözle ifâde etmek imkânsız olduğu için bu ilme işâret ilmi denilmiştir. Söz konusu husüslar vuslat ve vecih hâlleriyle bilinir. Bunun ne olduğunu, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tasavvuf/" tasavvufi /a hâlleri yaşayan ve bu ilme ait makamlara ulaşanlardan başkası bilemez. (Ta'arruf, 59
İlm-i işâret (işâret ilmi) süfilere mahsüs bir ilimdir. Kalbin müşâhedesini ve rühun keşfini gerçek mânâsıyla sözle ifâde etmek imkânsız olduğu için bu ilme 444 a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilm-i-kelam/" ilm-i kelâm /a
ilm-i işâret denilmiştir. Söz konusu husüslar vuslat ve vech hâlleriyle bilinir. Bunun ne olduğunu, tasavvufi hâlleri yaşayan ve bu ilme ait makamlara ulaşanlardan başkası bilemez... Büyük süfi şairlerden biri, (Kelâbâzi'nin Ta'arruf unda da geçen bir şiirinde) şöyle der:
Şekline takılanlar a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kelime/" kelimelerin /a
bir şey sorduklarında bize
cevâbımız işâret olur onlara ancak
Rumuzlarla işâret ederiz mânâya
güçleştiririz anlaşılmasını
yetersiz kalır kelimeler mânâyı anlatmaya
Oysa biz görürüz sevinçle
o işâretteki mânâyı
Mârâ gösterir bize kendisini
Her parçanda ondan bir iz
hâllerin elinde esirdir sözler
hüsranda kalanlar gibi
elinde âriflerin
