Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

edilmesi (Tasavvuf Sözlüğü)

itibâriyle ise Kalem'dir. (Esfâr, 245 Levlı, apaçık kitâb ve külli nefstir. (Kâşânî, 73; Câmi’, 94 Levh-i evvel (ilk levh), nür levhasıdır. Bilinmelidir ki levhada sadece levhaya adını veren türde ilimlerin olması şart …

itibâriyle ise Kalem'dir. (Esfâr, 245

Levlı, apaçık kitâb ve külli nefstir. (Kâşânî, 73; Câmi’, 94

Levh-i evvel (ilk levh), nür levhasıdır. Bilinmelidir ki levhada sadece levhaya adını veren türde ilimlerin olması şart değildir. O ilim levhada bulunabildiği gibi başka levhalarda da bulunabilir. Ancak levhada ilim hükmü galib olduğundan levhaya o ad verilir. Kur'ân süreleri de böyledir. Sürede hangi iş galib ise süreye o ad verilmiştir. Hâlbuki sürede hem o adı veren şey hem de başka şey vardır. Nür levhasında Hakk'ın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a tenzih yoluyla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vahidiyyet/" vâhidiyyet /a (birlik) ve kendisine mahsüs vasfı vardır. Hakk Teâlâ'ya mahsüs olan ve onu mahlükatından ayıran hüküm, Hakk'ın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/rububiyyet/" rubübiyyeti /a , tüm güzel isimleri ve yüce sıfatları ile a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kudret/" kudreti /a orada anılmıştır. Bütün bunlar Hakk Teâlâ için lâyık olduğu şekilde levh-i nür 1nür levhası) adını alan levhada tenzih şeklinde vârid olmuştur

Levh-i sâni (ikinci levh), a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hidayet/" hidâyet /a levhasıdır. Bu levhada ilm-i zevki olan ilâhi haberler vardır. Bu da müminlerin kalbinde olan ilhâm nürunun süretidir. Çünkü hidâyet, hadd-i zâtında Allah'ın kullarına ansızın geliveren vücüdi (varlığı da olan) bir ilhâm sırrıdır. Bu sır, ârifin ilâhi tarikte (Allah yolunda) yüksek menzillere yükseldiği ilâhi cazibe nürudur. (İnsân, I, 70

Levh-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hikmet/" hikmet /a (hikmet levhi), bütünüyle ilâhi sırlardan ibâret olan nalınları çıkarmak, Tür dağına çıkmak, ağaçla konuşmak, karanlık bir gecede ateş görmek gibi kuds makamlarında tecelli ve zevk yoluyla ilmi sülük keyfiyetine dâir bilginin olduğu levhadır. Bu levha teshir (emri altına almak) gibi yollarla rühâniyetin peşpeşe indiği ilmin aslıdır. Bu levhada olan bilgilerin bir kısmı ilâhi hikmetlerin tümünü kapsar. Bir kısmı da astronomi, geometri, matematik, ağaçların, taşların ve benzerlerinin husüsiyetlerini açıklayan ilmin aslını içine alır. İsrâil oğullarından bu ilmi iyice öğrenenler râhip olmuştur. İsrâil oğullarının dilinde râhib , dünyâsını bırakıp Mevlâ'sını isteyen müteellih (ilâh edinen) kimse demektir

Kuvvetler levhi levh-i râbidir (dördüncü levhadır). Bu levhada ve beşer kuvvelerinde hikemi tenzilât (hikmetlerle ilgili indirişler, gökten gelen hikemi ilhâmlar) ilmi vardır. Bu, zevkler ilmidir. İsrâil oğullarından bu ilmi elde etmiş olanlar hibr olmuşlardır. Hibr, Hz. Müsa'nın 4 vârisi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mertebesinde/" mertebesindedir /a . Bu levhanın çoğu rumüz, emsâl ve işâretlerden ibârettir. Bu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâretleri /a Hakk Teâlâ, beşer kuvvetlerine ilâhi hikmetleri koymak için Tevrat'a koymuştur

Levh-i hükm (hüküm levhi), içinde emir ve yasakların bulunduğu levlı-i hâmistir (beşinci levhadır). Bu emir ve yasaklar, Allah'ın İsrâil oğullarına farz kıldığı ve yasakladığı haramlardan ibârettir. Bu levha, içinde Yahüdilere peygamber olarak gönderilen Hz. Müsa'nın 8 şeriatının yazılı olduğu levhadır

Levh-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ubudiyyet/" ubüdiyyet /a (kulluk levhası) levlı-i sâdistir (altıncı levhadır). Bu levha mahlükata gerekli olan zillet, iftikar (ihtiyaç duymak), havf ve huzüyu içine alır. Bu yüzden Hz. Müsa se, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halkin/" halkına /a : Sizden biriniz kötülüğe kötülükle karşılık verecek olursa, Firavun'un ilâhlık iddiâsında bulunması gibi bir hata işlemiş olur. Çünkü kulun a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/levh-i-mahfuz/" levh-i mahfüz /a buna hakkı yoktur demiştir. Bu levhada a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhid /a , teslim, tevekkül, tefviz, rızâ, havf, recâ, rağbet, zühd, Hakk'a teveccüh, ondan başkasını terk etme ve benzeri sırların ilmi bulunmaktadır

Levh-i sâbi (yedinci levh), Allah Teâlâ'ya götüren ve saadet yolunun şekavet (sapıklık) yolundan ayıran yolun anıldığı levhadır. Saadet yolunda (bulunmanın) câiz oluşu, saadet yolunun diğer yollardan daha evlâ olduğunun açıklanması bu levhadadır. (İnsân, 1,71