Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

ilmi de mec'ül (Tasavvuf Sözlüğü)

olmayan mâhiyetlere tâbidir Kutub, hayat rühunu en yükseğinden en alçağına kadar kâinâta akıtır. O, insan olması bakımından değil ama, hayat maddesini taşıyan melekiyet husüsiyetine göre İsrâfil'in kalbi üzerindedir. …

olmayan mâhiyetlere tâbidir

Kutub, hayat rühunu en yükseğinden en alçağına kadar kâinâta akıtır. O, insan olması bakımından değil ama, hayat maddesini taşıyan melekiyet husüsiyetine göre İsrâfil'in kalbi üzerindedir. Cebrâil'in ondaki hükmü, insâniyyet (insanlık ya da insan oluş) sıfatının kaynağında bulunan yaratılışındaki nefs-i nâtıkanın hükmü gibidir. Mikâil'in 4 ondaki hükmü, çekim kuvveti, Azrâil'in ondaki hükmü de itme kuvvetinin hükmü gibidir... (Câmi, 4

Abdâl yedi, Kutb-i Gavs bir tanedir. Kutb-i Gavs rahmetli olunca, yedi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/abdal/" abdâl /a toplanır, içlerinden birini gavs seçerler. Çoğu kez abdâllar bu vazifesi üstlenmekten kaçınır ve buna karşılık velilerden ehil birini gavs olarak seçerler. Eğer gavsın seçiminde birlik sağlanamazsa, Resülullah'a : başvururlar. O'na gelip, huzürunda beklerler, Resulullah onlardan birini seçer, bu kimse Kutb-i Gavs olur ve ism-i âzamın tecellisine mazhar olur, varlıklardaki ilâhi tecelli merkezleri kendisine boyun eğer, kendisine tecelli eden ismin hükmüyle mülk ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/melekut/" meleküt /a âleminde tasarruf eder. Hz. Muhammed'in rühâniyetiyle kendisinden yardım istenen gavs olur. (Nefehât, 124

onunla parıldar a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikat /a feleği

Baştan başa doldurur ışığı mevcüdâtı

Yönelir Hakk erleri bölük bölük katına

Almak için fikrinin saf ışığını

Bir efendi ki o

irşâda susayanlar onunla yaklaşır Allah'a

ganimet bilerek iyiliğin kazancını

Elini inayet denizine daldırmayan

nasıl haberdar olur ki bu faziletten

Aktâb (kutublar , ister asaleten, isterse vekaleten olsun bütün hâl ve makamları kendilerinde toplayan velilerdir. Bu isimlendirmeyi daha da genişleterek, herhangi bir makama a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib-olan/" sâhib olan /a ve zamanlarında akranları arasında o makamda en önde olan herkese kutub derler. Bazen bir yöredeki kimseye o yörenin kutbu , a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/cemaatin/" cemaatin /a şeyhine de o cemaatın kutbu denir. Ancak aktâb kavramı, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a mânâda a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kuvva/" kuvvâ /a 575