Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

ilmi de mec'ül (Tasavvuf Sözlüğü)

olinayan mâhiyetlere tâbidir. Kutub hayat rühunu en yükseğinden en alçağına kadar kâinâta akıtır. O, insan olması bakımından değil ama, hayat maddesini taşıyan melekiyet husüsiyetine göre İsrâfil'in 4 kalbi üzerindedir. …

olinayan mâhiyetlere tâbidir. Kutub hayat rühunu en yükseğinden en alçağına kadar kâinâta akıtır. O, insan olması bakımından değil ama, hayat maddesini taşıyan melekiyet husüsiyetine göre İsrâfil'in 4 kalbi üzerindedir. Cebrâil'in ondaki hükmü, insâniyyet (insanlık ya da insan oluş) sıfatının kaynağında bulunan yaratılışındaki nefs-i nâtıkanın hükmü gibidir. Mikâil'in gesi ondaki hükmü, çekim kuvveti, Azrâil'in 1 ondaki hükmü de itme kuvvetinin hükmü gibidir. Kutbiyet-i kübrâ fen büyük kutubluk) Kutbü'l-aktâb (kutublar kutbu) mertebesidir. Kutbü'l-aktâb, Hz. Peygamber'in peygamberliğinin bâtınıdır. Buna göre, ekmeliyyet (en kâmil olmak) O'na mahsüs olduğundan, kutubluk da onun vârislerine yaraşır. Velâyet ve kutbü'l-aktâblıik mührü ancak peygamberlik mührünün bâtını üzerine olur. (Câmi’, 4

(Ayrıca bk. kutb/aktâb