İnâyet, bâtın? gaybi tecelli için ilk kabiliyete aittir. Ezeli inâyet olarak tâbir edilen geçmiş, önceki hüküm üzerinde yürümek böyledir. Şu âyette buna a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a edilmiştir: Rabb'leri katında onlar için yüksek bir doğruluk makamı olduğunu müjdele! Bu, hakikatinin berzahiyye mertebesinden imkâniyyet a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a mertebesine meyli az olan bir şahıs hakkındadır. Hatta hiç meyli bulunmaması da mümkündür. Çünkü amâ a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mertebesinde/" mertebesinde /a , a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/imkani/" imkâni /a taraftan uzaklaştığı ölçüde inâyet ve saadet gerçekleşir. Bundan sonra a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mehabbet/" mehabbet /a ve ahkâm tarafından cezbe vâki olur. Hakikate göre feyizlenen vücüdi (varlığa ait) sır, eserinin zuhüru hükmüyle aslına ulaşır. (Ravza, 265
Vechân-ı inâyet linâyetin iki yönü), a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hidayet/" hidâyetin /a iki yönü olan cezbe ve sülüktur. (Kâşânî, 48; Câmi’, 103
