Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

islâm (Tasavvuf Sözlüğü)

ism/tesmiye İsim, müsemmânın gayrı olmayan şeydir (isim, o isimle isimlendirilen varlıkla aynıdır Tesmiye, müsemmâdan (isimlendirilen şeyden) haberdir. (Hücvîrî, 468 İsim, içinde bulunduğu vakitte ilahi isimlerden kulun …

ism/tesmiye İsim, müsemmânın gayrı olmayan şeydir (isim, o isimle isimlendirilen varlıkla aynıdır

Tesmiye, müsemmâdan (isimlendirilen şeyden) haberdir. (Hücvîrî, 468

İsim, içinde bulunduğu vakitte ilahi isimlerden kulun hâline hâkim olan isimdir. (Istılâh, 536

İsmin mânâsı nedir? (sorusunun) cevâbı (şudur:) İsim, eserden ortaya çıkan veya kendisinden eserin ortaya çıktığı bir emirdir. (Şu da doğrudur; isim) kendi490 a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ism-i-a-zam/" ism-i a'zam /a

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sinden/" sinden /a eserin meydana geldiği veya kendisiyle müsemmâ kasd edilmediğinde eserden meydana gelen şeydir

Eğer isimle müsemmâ kasd edilecekse, o zaman bunun mânâsı, mânevi veya hissi bir terkible mürekkeb olarak ya da yine hissi veya mânevi bir terkibe (dil kurallarına göre herhangi bir türetmeye) konu olmadan müsemmâ olur. Meselâ rahmet sâhibi demek olan Rahim lafzı gibi. Şu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a bu isimlendirmeye konu olan müsemmâ, rahmetle zâtın arasını bir araya getiren şu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbetin/" nisbetin /a ayn'ıdır. Öyle ki, bu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbetten /a dolayı ona fail olan ismi vermiştir. İsimlendirme Câmi'd (dil kurallarına göre herhangi bir türetmeye konu olmaksızın yapılan bir isimlendirme) olursa, o zaman mânevi terkibden meydana gelmemiştir. Bu durumda bu isimlendirmeden, o zâttan başkası anlaşılmaz. Taşıdığı mânâ yönünden bu zât tek olur

Bazen, insan a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kelime/" kelimesi /a gibi, hissi olarak mürekkeb (türemiş isim) olabilir. Bu ismin altında hissi ve mânevi bir terkib vardır finsan türemiş bir isimdir). İsim ve şekil, ashabımızdan (arkadaşlarımızdan) bazılarına göre ebed hakkında, üzerinde ezeli olanın hükmüne göre cereyan eden iki sıfattır. (Fütühât, II, 117

İsimden maksad, mutasavvıfların ıstılâhlarına (terimlerine) görelafız değil, ismin delâlet a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a zâttır. Bu anlayış, ismin vücüdi bir sıfat olması itibâriyledir. Alim ve Kadir (isimleri) gibi. Ademi sıfat olması itibâriyle de böyledir. Kuddüs ve Selâm (isimleri gibi) gibi... (Kâşânî, 28; Câmi', 76) Çünkü Kuddüs temiz, kusursuz, münezzeh demektir.(Câmi’, 76