Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

isticmâr (Tasavvuf Sözlüğü)

Şerlatta isticrmârn terk etinek cem mertebesindendir. Tek ve çift, kat' ve serd fengelleme-devam a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tirme/" ettirme /a ya da kesmedelme) üzerine yaratılmıştır. İsticmâr eden kimse hudüs ile …

Şerlatta isticrmârn terk etinek cem mertebesindendir. Tek ve çift, kat' ve serd fengelleme-devam a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tirme/" ettirme /a ya da kesmedelme) üzerine yaratılmıştır. İsticmâr eden kimse hudüs ile kıdemi ayırd eder, kıdem ile kademin de farkını anlar. Su olmadığı zaman teyemmüm yapılırken isticmâra gerek yoktur. Eğer bunu gizli yaparsa bu husüstaki hüküm daha güçlüdür. İsticrmâr yapan kimseye, (hacda yapılan cemrelerde) cemrelerde taş atmanın sırrı açılır. İsticmârı tek yapan, iyi yapmıştır, çift yapan ise hata etmiştir. Said a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/olan-kimse/" olan kimse /a , belki (öleceğinden ve bu sebeble) uykusunun haşre kadar devam edeceğinden korkarak vitri kılmadan uyumaz. (Letâ'if, 71

istidlâl-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahid/" şâhid /a ale'l-gâib istidlâl-i şâhid ale'l-gâib İbn Sâig'e, şâhid yoluyla gâibe istidlâl (görünen yoluyla görünmeyenin, yani Hakk'ın isbât) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesi /a husüsu sorulmuş, o da Eşi ve benzeri olan bir şeyin sıfatıyla, eşi ve benzeri bulunmayana nasıl istidlâlde bulunulur? diye cevâb vermiştir. (Kuşeyri, 27