Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

istikâmet-i tarik (Tasavvuf Sözlüğü)

Şurası bir gerçektir ki dünyevi bir arzusunu elde etmek isteyen herkes, arzuladığı bu şeyi elde edebilmek için en kestirme, ve en kolay yolu araştırır. Çünkü bu kimse böyle bir kestirme yolu bulamazsa maksadına ulaşmakta …

Şurası bir gerçektir ki dünyevi bir arzusunu elde etmek isteyen herkes, arzuladığı bu şeyi elde edebilmek için en kestirme, ve en kolay yolu araştırır. Çünkü bu kimse böyle bir kestirme yolu bulamazsa maksadına ulaşmakta gecikeceğine kesin olarak inanır, yine gidilecek yol kolay olmazsa bazen yolda çok zahmet çekeceğini bilir. Yine bilir ki yolların en düzgünü, kat a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesi /a en kolay olanı, zorluğu olmayanıdır. İşte bunun gibi, nefslerini arındırdıktan sonra, Allah'a kavuşmayı kasd edenler, cennette âhiret nirnetlerini arzulayanlar, göğün melekütuna çıkmak ve meleklerin arasına katılmak isteyenlerin de, elbette maksatlarına ulaştıracak en kestirme yolu araştırmaları gerekir. (Ihvân, IL, 8

istinbât/müstenbetât Fakihin ahkâm husüsunda istinbâtı demek, Sünnet'e uygun olarak naslardan hüküm çıkarması ve (böylelikle) Şeriat'ı ayakta tutması demektir. Fakihin bâtın ilmindeki istinbâtı ise, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikate /a muvâfakat ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/rububiyyet/" rubübiyyeti /a müşâhede a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/erek/" ederek /a hâtırları istinbât etmesidir. (Beyân, 78

Müstenbetât (delillerin akıl yürütmeyle yorumlanması sonucu elde edilen hükümler), muhakkiklerden anlayış sâhiblerinin, zâhiri veya bâtıni yollardan Allah'ın Kitâbı'na uygun şekilde ve yine zâhiri veya bâtıni yollardan Resulullah'ı takib etmek süretiyle varmış oldukları neticeler ve bunların zâhir ve bâtınlarıyla amel etmektir. (Lüma', 147