et-Tedbirâtü'l-ilâhiyye (Tedbirât), Tercümânü'l-eşvâk (Tercümân), 'Ukletü'l-müstevfiz ((Ükle) adlı eserleri bunlardan sadece bir kaçıdır. Şiirleri de kısmen Divânü İbn Arabi (Divân) adı altında toplanmıştır
İbn Atâullah İskenderi: Ebu'l-Abbas Ebu'l-Fazl Tâceddin Ahmed Muhammed Abdülkerim Atâullah eş-Şâzeli el-İskenderi; hadis, fıkıh, nahiv, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kelam/" kelâm /a , felsefe ve mantık tahsil ettikten sonra, Kahire'ye gelerek Ebu'l-Hasen Şâzeli'nin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halife/" halifesi /a Ebu'l-Abbas Mürsi'nin sohbetlerine katılmaya başlamıştır. Bu sohbetlerde, Tabakâtü'ş-Şâfi'iyye müellifi Sübki'nin babasıyla da beraberlikleri olmuştur. 709/1309 yılında Kahire'de vefat etmiştir
Şâzeli tarikatının üçüncü mühim halifesi olan Iskenderi'nin en meşhur eserleri arasında, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tasavvuf/" tasavvufi /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hikmet/" hikmetler /a içeren ve sayılamayacak kadar şerhi bulunan elHikemü'T Atâiyye ile Şâzeliyye tarikatına dair en eski eser olan Letâ'ifü'l-minen hususi bir yere sahibdir. Kitâbü't-tenvir fi ıskâti't-tedbir (Tenvir) adlı eserinde de tevekkül ve teslimiyet konuları ele elınmıştır
İbn Kudâme: Ahmed Muhammed Kudâme el-Makdisi; meşhur Kudâme sülâlesinden olan Hanbeli âlimlerdendir. Ancak ailesinin diğer mensupları kadar meşhur olamamıştır. 742/1341 ya da 744/1343 yılında vefat etmiştir. Eseri Muhtasaru — minhâci'l-kâsidin (Kudâme) akrabasından — olan — meşhur Muvaffakuddin İbn Kudâme'nin Minhâci'l-kâsidin adlı eserinin ihtisârıdır
İbn Receb: Ebu'l-Ferec Zeynüddin Abdurrahmân Ahmed Abdurrahmân Receb el-Bağdâdi ed-Dımeşki el-Hanbeli; 736/1335 yılında Bağdâd'da doğmuştur. Küçük yaştan itibaren ilimle meşgul olmuş, hadis, tefsir, fıkıtt ve kelâm ilimlerinde ilerlemiştir. Hanbeli mezhebinin hararetli savunucularındandır. 795/1393 yılında Şam'da vefat etmiştir
Eserleri arasında, Hanbeli geleneğindeki kavdid türü eserlerin ilki olan Kavâ'id, 22 Müellifler Hakkında Bilgi
bir tabakat kitabı olan ez-Zeyl alâ Tabakâti'l-Hanâbile, Buhâri'nin Câmi'u's-sahih'ine şerh olarak kaleme aldığı el-Fethü'l-bâri alâ Sahihi'l-Buhâri ve muharrem ayından itibaren her ayın önemli günlerinde yapılacak ibâdetlerin anlatıldığı Letâ'ifü l-me'arif (Receb) bulunmaktadır
İbn Sinâ: Ebü Ali el-Hüseyin Abdullah Ali Sinâ; 370/980-81 yılında Buhârâ'da doğmuştur. Küçük yaştan itibaren ilimle meşgul olmuştur. Önce dini ilimleri öğrenen İbn Sinâ, babasından aldığı geometri, aritmetik ve felsefe konusundaki bilgilerini, kendi gayretleriyle daha da ilerletmiştir. Tıp alanında da yetişen İbn Sinâ Sâmâni hükümdarı Nüh Mansür'un hastalığını kontrol altına alarak başarı göstermiş ve saray hekimliğine getirilmiştir. Türkistan şehirlerine çokça a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/seyahat/" seyahatleri /a bulunan İbn Sinâ, Büveyhi Devleti yetkililerine kendini kabul ettirmiş ve Büveyhi sarayının güvendiği bir şahsiyet olmuştur. Çeşitli yolculuklardan sonra Isfahan'a yerleşen İbn Sinâ, Gazneliler'in Isfahan'ı almasından sonra kütüphanesinin yağmalanmasına şahit olmuş ve büyük bir sarsıntı geçirmiş, bu sarsıntı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/yuzunden/" yüzünden /a yakalandığı hastalık yüzünden 428/1037 yılında Hemedan'da vefat etmiştir
Tıp konusunda yazdığı Kâmün adlı eseri, Avrupa'da yüzyıllar boyu okutulmuş bulunan İbn Sinâ, felsefi görüşlerinde Fârâbi mektebi mensubudur. Düşüncelerinin tasavvufa da yatkın olduğu bazı eserlerinden anlaşılmaktadır. En önemli eserleri, tibba dair yazmış olduğu Kânün fi't-tıbb, felsefeye dair olan Şifâ ve elİşârât ve't-tenbihât'tır (İşârât). Hayy Yakzân ve Risâletü't-tayr adlı eserleri ise, daha sonra süfilere de ilhâm kaynağı olan sembolik hikâyelerden oluşmaktadır. İbn Teymiyye: Ebu'l-Abbas Takiyyüddin Ahmed Abdülhalim Mecdüddin Abdüsselâm Teymiyye el-Harrâni; 661/1263 yılında Harran'da doğmuştur. Babası bir Hanbeli âlimidir. Moğollar'ın Bağdad'ı istilâsı üzerine, o devirde Hanbeli mezhebinin merkezi durumundaki Şam'a göç etmişlerdir. İbn Teymiyye, burada devrinin meşhur âlimlerinden ders almış, babasının vefatından sonra onun yerine geçerek, Sükkeriyye Dârülhadisi'nde hocalık yapmaya başlamıştır. Daha sonra da Hanbeliyye Medresesi'nde hoca olmuştur. Eş'ariler'e karşı selef akidesini savunan İbn Teymiyye, 699/1300 yılındaki Moğol istilasında şehri terk etmemiş, bir grup âlimle Moğol hükümdarı Gazân Hân'ı, halka dokunmaması için iknâ etmiştir
İbn Teymiyye, o devirde ortaya çıkan sapkın tasavvufi akımlarla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mucadele/" mücâdele /a etmiş, bu arada İbn Arabi'ye karşı acımasız tenkitlerde bulunmuştur. Moğol taraftarı olan Rifâiler'e de karşı çıkmıştır. Şâfii âlimlerin baskılarıyla meşhur âlim Mizzi'yle beraber habse atılmış ve Kahire'ye gönderilmiştir. Beraat edip serbest bırakıldıktan bir süre sonra yine tutuklanmış ve İskenderiye'de bir kuleye hapsedilmiştir. Daha sonra, Moğollar'ın yeni bir saldırısı sırasında serbest kalarak Şam'a dönmüştür. Sübki sülâlesinin de dâhil olduğu Şâfiiler'le mücâdelesi Müellifler Hakkında Bilgi devam etmiştir. Yazdığı eserler tartışmalara sebep olmuş ve görüşleri sebebiyle sıklıkla tutuklanıp hapse atılmıştır. 728/1328 yılında hapiste yazıp çizmesi de yasaklanmıştır. Bu yıl içerisinde zindanda hastalanarak vefat etmiştir
İbn Teymiyye, selefi yaklaşımların savunucusu olmuş, tasavvuftaki aşırı bulduğu görüşlere karşı çıkmıştır. Ancak, genellikle sünni süfilere saygı duymuş, meselâ ilk süfilerin tasavvufi anlayışlarına karşı çıkmamış, kendisi gibi Hanbeli olan Abdülkadir Geylâni'nin Fütühu'l-gayb adlı eserini de şerh etmiştir. Onun karşı çıktığı süfiler, daha çok Sühreverdiyi Maktül ve İbn Arabi gibi süfiler ve onların görüşleridir. Pek çok eser yazan İbn Teymiyye'nin eserleri arasında Minhâcü's-süinne ve Nakzu'l-mantık hususi bir yere sahiptir. Kitâbü a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/furkan/" furkân /a beyne
