Kulun, sırrı ile Allah'tan başka her şeyden ayrılması, rühunda O'ndan başkasına tâzim duygusu taşımaması ve ondan a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/baskasindan/" başkasından /a bir şey dinlememesi. Şeyh (Ebü Hüseyin) Nüri: İttisâl, kalblerin mükâşefesi, sırların müşâhedesidir demiştir
Hârise'nin şu sözü kalblerin keşfine misaldir: Rabb'imin arşını sanki açıkça görüyor gibiyim. Sırların keşfine misâl ise Resülullah'ın şu hadisidir: Allah'a, O'nu sanki görüyormuş gibi kulluk et (Buhâri, İmân, 83; Müslim, İmân, 1) (Tararırf, 78
a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/izale-i-beyn/" izâle-i beyn /a 503
Kulun, kendi varlığının sınırlarını görmekten kurtulması ve varlığını tek olan varlıkla bitişik olarak görmesidir. Bu durumda o, Hakk'ın nefesinin ve varlık feyzinin kesilmeksizin devamlı olarak geldiğini görür ve onunla var olur. (Kâşânî, 24; Câmi’, 75
parladı nürları gözümün
tecelli a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiğinde /a
bir oldu iki hüviyet
kaabe kavseyn deminde
senin ve sana ait
her varlık seninledir
a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahadiyyet/" ahadiyyet /a örtüleri içinde
yaşayana ne mutlu
cem' hâlinde fark hâlini
aydınlattı Zât'ın nüru
ahadiyyet renkleriyle
işte a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâl /a mertebesi
işte ittisâl bağışı
işte Rubübiyyet katından ayrılmayan kul
