Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

kabza (Tasavvuf Sözlüğü)

Kabza nedir? Cevâb: Yüce Allah şöyle buyurmuştur: Bütün yeryüzü onun kabzasındadır (tasarrufundadır). Bedenler rühlara değil, rühlar bedenlere tâbidir. Bedenler kabz olunduğunda rühlar da kabz edilmiş olur. Çünkü …

Kabza nedir? Cevâb: Yüce Allah şöyle buyurmuştur: Bütün yeryüzü onun kabzasındadır (tasarrufundadır). Bedenler rühlara değil, rühlar bedenlere tâbidir. Bedenler kabz olunduğunda rühlar da kabz edilmiş olur. Çünkü bedenler rühların heykelleridir. Allah, her şeyin kendi kabzasında olduğunu haber vermiştir. Her beden rühu için bir yerdir. Rüh ve bedenden başka bir şey yoktur. Ancak bedenler unsurlardan (toprak, su, ateş ve hava gibi elementlerden) olan ve nürdan olan olmak üzere ikiye ayrılır. Bu da tabiidir. Allah, rühların varlığını bedenlerin varlığına, bedenlerin bekasını da rühların bekasına bağlamıştır. İçindekini çıkarması gereğiyle kendisine dönmesi için bedenleri kabz etmiştir. Zira onu beden üzerinden gıdalandırır ve ondan içindekini çıkarır. (Fütühât, II, 113

Kabza konusunda (Allah'ın) onlara fiili nedir? Cevâb şöyledir: Onların üzerinde bulundukları şey O'nun fiilleridir. O, yükseltir, alçaltır, bast eder, kabz eder, açar, örter, gizler, zâhir kılar, tahrik eder, birleştirir, nefret ettirir. Onlara umümi fiili ise hâllerini değiştirmektir. Zira o zâti fiildir. Şayet değiştirmeseydi ilâh olmasının hükmü kalmazdı. İlâh olması zâti bir vasıftır. Her zaman kabza içinde olmaları dolayısıyla mahlükat üzerinde fiili değiştirmek kesinlikle gereklidir. (Fütühât, II, 114