Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

kaddemler (Tasavvuf Sözlüğü)

ve münşidler (ilâhi okuyan kişiler) tâyin edilir Zâviye, ziyaretleri esnâsında ziyaretçilerin ve evsiz barksız fakirlerin kalması ve fakir ailelerin oturması için inşâ edilmiş küçük evlerden oluşan birçok mahalli bulunan …

ve münşidler (ilâhi okuyan kişiler) tâyin edilir

Zâviye, ziyaretleri esnâsında ziyaretçilerin ve evsiz barksız fakirlerin kalması ve fakir ailelerin oturması için inşâ edilmiş küçük evlerden oluşan birçok mahalli bulunan yerdir. Orada yaşlı, hasta kimseler, bu fakirler arasında bulunan şeyhler, tarikata mensüb olan miskinlere (hiçbir şeyi olmayan fakirlere) ait odalar bulunur. Zaviyede bir bölüm de kadınlara ayrılmıştır. Orada şeyhin, onun ev halkı ve çocuklarının oturduğu bir ev vardır

Zâviyenin büyüklüğü, binânın ihtişam ve görünüşüyle alâkalı değildir. Bu büyüklük, şeyhin derecesinin büyüklüğüne, ilâhi mertebelerdeki makamına ve Allah'ın ona verdiği sırların, nürların, ilimlerin, anlayışların, sahih terbiyenin ve kâmil Muhammedi edebinn ne kadar olduğuna bağlıdır. Kâmil insanlardaki a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâl /a , Muhammedi kemâlin aynasıdır. Muhammedi kemâl de ilâhi kemâlin aynasıdır

Şübhesiz a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/zaviye/" zâviye /a her zamanın tek bir kişisi olan vaktin tek sâhibine a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbet /a edilmekle yücelik kazanır. Orası Hakk'ın halk içinde nazar a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a bir yerdir. Orası dinin farzlarının ayakta tutulup, Resülullah'ın sünnetinin ihyâ edileceği bir mescid; şeriat ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikat /a ilimlerinin tahsil edilip Allah'ın azametinin müşâhede olunacağı, teheccüd, tefekkür ve istiğrâka bağlanılacak bir medrese ve müridlerin sülük edecekleri bir köşedir. (Rihle, 164

Şeyhim kalbim, zâviyem başımdır. Ben nereye gidersem, onlar benimle beraberdir. (Nefehât, 133