Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

karşılaşır ve (Tasavvuf Sözlüğü)

hayırlı ve bâki olanlarıyla yetinir Sâlik, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâle /a erdiğinde her zaman ilâhi nürları elde eder. İşte o, makam ve murâd sâhibidir Kim içinde olduğu yerde rahatlık buluyorsa, bu …

hayırlı ve bâki olanlarıyla yetinir

Sâlik, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâle /a erdiğinde her zaman ilâhi nürları elde eder. İşte o, makam ve murâd sâhibidir

Kim içinde olduğu yerde rahatlık buluyorsa, bu keldisine verilmiş bir makamdır. (Kavânin, 18

Makamât, müridin birinden diğerine yükselerek, saadet için arzulanan gaye olan a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhid /a ve mârifete varıncaya kadar devam eder. Müridin bu tavır içinde yükselmesi gerekir. Bütün makamların aslı itâat, ikrâr ve onlardan önce de imân ve bunlarla beraber devam eder. Neticeye varma konusunda bir âcizlik veya halel vâki olursa, bilsin ki, bu daha önce vâki olan (başka) bir şeyden dolayı gelmiştir. İnsâni havâtırda ve vâridâtta da durum böyledir. Bu sebeble mürid, diğer eylemlerinde nefsini muhâsebe etmeye ve onların hakikatlerine nazar etmeye muhtaçtır. Çünkü, amellerden neticelerin elde a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesi /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/zaruri/" zarüri /a olduğu gibi, hatalardan dolayı eksikliğin olması da zarüridir. Böylece mürid bu (makamı) bulur. (Buğye, 18

Makamaât, zikir esnâsında ve tüm ibâdetlerde Allah Teâlâ'nın sana nazar ettiğini ve senin yanında olduğunu düşünmendir, bu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ihsan/" ihsân /a makamıdır. Varlıkların Efendisi'nin sözünde olduğu gibi ...Ihsân, Allah'ı görüyormuşcasına ibâdet etmendir. Sen O'nu görmüyorsan da O seni görmektedir. Yani ona nazar ettiğini düşünme a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kudret/" kudretin /a yoksa, onun sana baktığını gördüğünü düşünerek ona ibâdet et. Allah'ın rızasının tüm yönleriyle seni kuşattığını düşünerek bu bakışın ortasında erir ve küçülürsün, varlığından bir eser kalrnaz. Sonra bu durumdan, hiçbir keyfiyetle vasıflanmadan ve bölünmeden, sadece herhangi bir şeye bağlı olmayan Rabb'inin cömert nüru içinde olduğun düşünce ve tahayyülüne yükselirsin. O, bütün varlıkları cismâniyyet ve rühâniyyet bakımından kuşatır. O her şeyi kuşatandır. (Câmi', 20