Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

ken huluk (Tasavvuf Sözlüğü)

Hakk ile birlikteyken sıdktır. Vâsıti şöyle der: (Âyette geçen) huluk-ı azim , Allah'ı bilmenin şiddetinden dolayı düşmanlık yapmama ve kendisine düşmanlık yapılmamasıdır. ( Avârif, 138 Halk iki türlüdür: Birincisi …

Hakk ile birlikteyken sıdktır.

Vâsıti şöyle der: (Âyette geçen) huluk-ı azim , Allah'ı bilmenin şiddetinden dolayı düşmanlık yapmama ve kendisine düşmanlık yapılmamasıdır. ( Avârif, 138

Halk iki türlüdür: Birincisi takdir halkıdır. Bu da Hakk'ın halkı öne geçirip emri tehir etmesi gibi ilâhi emri öne geçirmesidir: Dikkat edin! Halk da emir de O'na aittir. Arâf, 7/54) Halkın diğer türü icâd (yaratma) anlamındadır. Bu ise, mertebesi itibâriyle halktan önce gelse bile ilâhi emrin halka refâkat etmesidir. Yaratmayla ilgili ilâhi emir iki halk (yaratma) arasındadır: Takdiri halk ve icâdi halk. Emriyle ilgili olan yaratma icâdi halktır. (Fütühât, IV, 212

Ahlak hakkında deriz ki: O, nefse yerleşen bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/meleke/" melekeden /a ibârettir. Fiiller kendisinden zorlama olmaksızın, düşünüp tartmadan kolaylıkla ortaya çıkar. Aklen ahlâk ve şer'an iyi olana iyi ahlâk , olmayana da kötü ahlâk denir. Bu iki ahlâk, üç kuvvete dengeli bir şekilde dağılır. Bunlar ilim, gazab (öfke)ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehvet/" şehvet /a kuvvetleridir. (Ravza, 444

Allâkın dört (esası) vardır: Hikmet, şecâat, iffet ve adalet. Hikmet, bütün ihtiyari fiillerde, kendisiyle doğruyu yanlıştan ayıran nefse ait bir duygudur. Adalet