Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

kenziyyet (Tasavvuf Sözlüğü)

kerâmet/kerâmât fahvâl-i şeytâniyye; âyât; âyât-ı rekâ'ib; istidrâc; kerâmât-ı evliyâ', kerâmât-ı evliyâ'ullah; kerâmet-i hissiyye; kerâmet-i ma'neviyye; kerâmet-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/siddik/" sıddikin /a ; …

kerâmet/kerâmât fahvâl-i şeytâniyye; âyât; âyât-ı rekâ'ib; istidrâc; kerâmât-ı evliyâ', kerâmât-ı evliyâ'ullah; kerâmet-i hissiyye; kerâmet-i ma'neviyye; kerâmet-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/siddik/" sıddikin /a ; kerâmet-i veli; makâm-ı hârk-ı âde; menzile; a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhib /a -i istidrâc; tılsımât; umür-ı garibe

Ebü Yezid'den (Bistâmi'den) şöyle işittim: Bana varlıklı bir adam gelerek şöyle sordu: Ey Ebü Yezid! Bu mertebeyi ne sayesinde elde ettin? Ben adama şöyle cevâb verdim: Mertebe bir tarafa, Hakk bana sekiz tane kerâmet ikrâm etti, sonra da beni Ey Ebü Yezid! diye çağırdı ki, bu mertebeler şunlardır: İlki kendimi geride, insanları da benden ileride gördüm. İkincisi, şefkatimden dolayı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halkin/" halkın /a yerine ateşe atılmaya râzı oldum. Üçüncüsü, maksadını a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mu-min/" mü'minin /a kalbine mutluluk vermek olmuştur. Dördüncüsü, hiçbir zaman yarın için bir şey saklamadım. Beşincisi, Allah'ın rahmetini kendimden çok insanlar için istemişimdir. Altıncısı, gayretimi mü'minin kalbine mutluluk vermek ve gamını silmek için sarfettim. Yedincisi, şefkatimden ötürü karşılaştığım mü'minlere önce ben selâm verdim. Sekizincisi, kendi kendime şöyle dedim: Allah beni a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kiyamet/" kıyâmet /a gününde affedecek olsa ve bana şefâat izni verse, önce bana ezâ ve cefâ edene, sonra da bana iyilik ve ikrâmda bulunana şefâat ederdim.'

Ebü Yezidrh şöyle demiştir: Kendisine havada bağdaş kurup oturacak şekilde kerâmet verilmiş bir adam görseniz, İşer'i) emir ve yasaklara, hududlara riâyet etme ve şeriata uyma derecesinin nasıl olduğunu görmeden ona aldanmayınız.

Âyât Allah'a, mücizât mücizeler) peygamberlere