Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

kibrit-i ahmer (Tasavvuf Sözlüğü)

Akideyle ilgili her bozukluğu, akıl sermayeleri ile bulduklarını delille veya delilsiz olarak içinde bulundukları taassubla yazan araştırmacılarda bulursun. Eğer bunda şübhe ederse, o kimse dini bozuk bir kimsedir. Yok …

Akideyle ilgili her bozukluğu, akıl sermayeleri ile bulduklarını delille veya delilsiz olarak içinde bulundukları taassubla yazan araştırmacılarda bulursun. Eğer bunda şübhe ederse, o kimse dini bozuk bir kimsedir. Yok eğer ona inanıyorsa, Allah'ın azabından emin ve noksan aklına aldanmış bir kimsedir. Araştırmaya dalan hiç kimse bu iki hâlin dışında kalamaz. Ancak mâkulün sınırlarını aşıp velâyet ve nübüvvet âleminde parıldayan mükâşefe nüruna geçerse bu hâlden kurtulur. İşte bu, (sözlükte kırmızı kükürt ya da yâkut mânâsına gelen) kibrit-i ahmerdir. Ben bu konuda iyimserim. Bu tehlikeden ancak aklı kıt olan avâm ya da cehennem korkusunun Allah'a itâatle meşgul a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a kimseler kurtulabilir. Onlar bu gibi lüzumsuz şeylere dalmazlar. (İhyâ', IV, 216-217

Mevt-i mânevi (mânevi ölüm) hakkında (Şeyh Abdülkadir Geylâni) şöyle dedi: Eğer halktan ayrılma yoluyla ölürsen, sana Allah rahmet etsin ve seni hevândan alıkoysun denir. Hevâdan ayrılarak ölürsen, sana Allah rahmet eylesin ve seni irâdenden ayırsın denir. İrâdenden ayrılırsan Allah rahmet etsin ve seni kendisinden sonra ölüm olmayan bir hayatla diriltsin denir

olmana mâni olunamayacak bir bağış versin , Kendisinden sonra sıkıntı bulunmayan bir rahatlık versin , Kendisinden sonra sıkıntı bulunmayan bir nimetle nimetlendirsin', Kendisinden sonra cehâletin bulunmadığı bir ilim öğretsin , Kendisinden sonra havfın (korkunun) olmadığı bir emniyet versin (denir

Böylece sen, saadete kavuşur ve sıkıntıya düçar olmaz, izzet bulur, zelil olmazsın. Yakınlaşır, uzaklaşmazsın; yücelir, alçalmazsın; kıymetin artar, değer kazanırsın, hakir görülmezsin. Temizlenir, lekelenmezsin

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kil-i-akvam/" kil-i akvam /a Eman sende gerçekleşir, sözler sende doğrulanır. Böylece sen kibrit-i ahmer (kırmızı kibrit ya da kükürt gibi değerli bir maden) olur, kolay bulunmazsın laz rastlanan değerli bir insan hâline gelirsin

Benzersiz derecede üstün, ortağı olmayan ferid (tek), cinsi bulunmayan vahid feşsiz, yegâne), gaybın gaybı ve sırrın sırrı (bir insan) olursun. Bu durumda bütün peygamberlerin ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/siddik/" sıddiklerin /a vârisi olursun

Velâyet sende son bulur, bedeller sana a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbet /a edilir; üzüntüler senin sayende ortadan kalkar, yağmurlar senin sayende yağar, ekinler senin sayende biter, belâlar seninle def edilir, husüsi ve umümü bütün sıkıntılar seninle ortadan kalkar. (Fütüh, 10-11