Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

kitâbı (Tasavvuf Sözlüğü)

vardır . (Câmi’, 186 Bil ki, yakin ehline ait hâllerin furülarının ulaştığı yakin makamlarının asılları yedi tanedir: Tevbe, sabır, şükür, recâ, havf, zühd, tevekkül, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mehabbet/" mehabbet /a …

vardır . (Câmi’, 186

Bil ki, yakin ehline ait hâllerin furülarının ulaştığı yakin makamlarının asılları yedi tanedir: Tevbe, sabır, şükür, recâ, havf, zühd, tevekkül, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mehabbet/" mehabbet /a ve rızâ. (Câmi’, 218

dönmektir. Ebvâbda, mübâh olan fuzüli söz ve fiilleri terk etmek, nefsi o tür şeylere meyletmekten arındırmak ve Hakk'a yönelmekten alıkoyan a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehvet/" şehvetleri /a bırakmaktır. Muâneleta, başkasının fiilini görmekten yüz çevirmek, Hakk'ın fiillerini görerek nefsin iddiâ ve hâllerinden kaçınmaktır. Ahlâkta, nefsâni rezilliklerden ve (bunlara yönelen) kendi irâde, güç ve kuvvetinden tevbe etmektir

Usülde, başkasına iltifât etmekten dönmek ve azimde sebât etmektir. Edviyede, ilmini Hakk'ın ilmiyle mahvederek kendi ilminden sıyrılmak; Hakk'ın huzürunda O'nunla beraberken kendi sıfatlarını görmekten tevbe etmektir. Ahvâlde, Sevgili'yi unutmaktan, kendi nefsi bile olsa başka bir şeye yönelmekten ferâgat etmektir

Velâyâtta, telvini hatırlamaktan ve keşfin nürundan mahrüm kalmaktan tevbe etmektir. Hakaikte, (O'ndan) başkasını müşâhede etmekten ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kendisinde/" kendisinde /a enniyyet (benlik) kalmasından tevbe etmektir. Nihâyâtta ise (O'ndan başka) kalan diğer şeylerin zuhür etmesinden tevbe etmektir. (Câmi’, 273

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevbe-inabe-evbe/" tevbe-inâbe-evbe /a 1089

İnâbenin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/bidayattaki/" bidâyâttaki /a aslı, tevbe ettikten sonra buna sâdık kalarak Hakk'a dönmektir. Ebvâbda inâbe, Allah'ın emrine itirâzsız uyabilmek için nefsin kuvvetlerini