Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

kul ve mahsüs (Tasavvuf Sözlüğü)

âleminde a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikat /a karşısında eşit seviyede incelikle birleştirir. Nefslerin hakikatlerinin arasını eşitler, te'sisin mârifetlerini izhar eder. Rühları en güzel nürlarla giydirir. …

âleminde a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikat /a karşısında eşit seviyede incelikle birleştirir. Nefslerin hakikatlerinin arasını eşitler, te'sisin mârifetlerini izhar eder. Rühları en güzel nürlarla giydirir. Bâtıl ve sahte olan yok olur. Böylece Allah'ı ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/rar/" esrâr /a -ı guyüb

(O'na ait) hükümleri a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/bilenler/" bilenler /a , kayda geçmiş veya geçmemiş olan zor meseleleri çözerler. Kapalı husüsları açıklar, müşkilleri şerh eder. Sanatkârların kalbine sanat yollarını açar, isimlerdeki nağme mahallerini güzelleştirir. Âriflerin kalblerine mârifet nehirleri akar, âlimlerin nefslerinde ilim pınarları fışkırır. Muhakkik olan a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hikmet/" hikmet /a sâhiblerinin kalblerinde hikmet ve sırların sırları yücelir

Gaybi tenezzülât ardı ardına gelir, sidre-i intihâât (sonsuzluk ağacının) dallarının en ucunda Rahmâni sırlar yükselir. Mürebbi (terbiye etme yetkisi olan) şeyhler sayesinde dertler ve çarelerinin kapıları açılır, nefsâni hevâların isyânkâr olan ve olmayan şekillerinin itidâlde (dengede) tutulmasına dâir mârifet (bilgi ve farkındalık; verilir. (Böylelikle) mücâhede ehli üzerinde mücâhedelerinin neticeleri görünür hâle gelir. (Letâ'if, 117

Allah her felek için bir melek vazifelendirmiştir. Bu feleklerin sevk ve idaresi üç meleğe aittir. Bu üç melekten biri nefslerden, ikincisi rühlardan, üçüncüsü ise a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mizan/" mizândan /a sorumludur. Bunların âlemdeki tedbir (yönetme) süreleri ise on beş bin yıldır. Bunların emrinde ayrıca orta yaşlı (melekler arasında insanların en verimli yaşı olan orta yaşına tekabül edecek sıfatta) yedi melek daha vardır. Bunların gücü kuvveti yerinde, akılları tam ve aynı zamanda yönetim bilgisine sâhibdirler. Bunların derece ve seviyelerindeki taksim kendilerinden önce vazife yapmış olanlara göre yapılır

Onların esrârına muttali olup, insanların onlar hakkında bilmedikleri bana keşfolunduğunda, onlara verilen bu vazifenin te'sirini görmek için kâinâta indim. Bu şöyle oldu: Allah bir an içinde esrâr âlemiyle a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/var/" envâr /a (nürlar) âlemini aynı seviyeye getirdi. Böylece özleyenin sıkıntısı dindi, özlem ateşi söndü, kalblerde âni değişiklikler ârız oldu, mârifetler azaldı, tenezzülât durdu, hayal edilen makamlar örtülüverdi, illet ve şifalarla ilgili bilgilerin kaynağı kesildi, önceden gelen sırlar kayboldu. (Letâ'if, 120

Bevh-i esrâr, sırların (kalblerin) açılması, lütuf darlığının a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahid/" şâhidi /a , göğüs darlığının delili, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/basiret/" basiret /a hastalığının alâmeti demektir. (Ravza, 691