şeylere ait aynı değil, gayrın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüduna /a ait aynı kasd ediyorum. Bu şübhesiz mâkuldür. Ancak acaba bu mâkul olan gayr, mevcüdun aynı mıdır (Allah'tan başka düşünülen herşey varlığın özüne dahil midir) yoksa değil midir? Tecellilerde zâhir olduğunu söyleyen kimse, onun hükmünün sâbit olmasıyla ve hâlinin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/gayret/" gayretle /a ifade a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesiyle /a birlikte gayrın varlığını kabül etmemiştir. İşte bu, zâhirde tecellilerin istidâdının (hazırlığının) bir eseridir. Ayn ve hâl olarak kesret gayreti bunu gerektirir. Kesret şübhesiz mâkuldür. Ancak onun ayni bir vücüdu var mıdır, yoksa yok mudur? Bu konu tahkike muhtaçtır
Bazıları şöyle der: Aynda a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/zahir-olan/" zâhir olan /a kesret, sadece tek bir aynda var olan ayn ile kaim bulunan muhtelif hâllerdir. Bunlar nisbetlerdir. Onların ayna ait a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudda/" vücüdda /a ayni a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikatleri /a yoktur.
Bazıları da şöyle der: Onların tek bir ayn ve tecellilerdeki zâhirle azalmayan aynları vardır. Çünkü kesret olmamasına rağmen kesir görülmektedir. Kesret mâkuldür. Kesir ise a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahid/" şâhid /a olunan mevcüddur. (Fütühât, Il, 489-490
