fiktirâb; mevzı'ı ibtilâ'
Kurb hâli, Allah'ın kula yaklaşmasını kalbiyle müşâhede eden kulun hâlidir. Kul Allah'a itâat ve gizli açık O'nun zikrine devam etmek süretiyle O'nun huzürunda bütün himmetini toplayarak Allah'a yakınlaşır. Bu durumda olan kullar üç a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a bulunurlar: Bunlardan bir kısmı, Allah'ın kendilerini bildiğini, onlara yakın olduğunu ve onlar üzerinde kadir olduğunu bildikleri için türlü itâatlerle ona yakınlaşmaya çalışanlardır. Bir diğer kısmı ise bu hâli (bilmekle kalmayıp) tahakkuk ettirmiş (gerçekleştirmiş) olanlardır. Nitekim Âmir Abd-i Kaysrh şöyle demiştir: Nereye baktımsa orada bana Allah'tan daha yakın olan bir şey görmedim.
Büyüklük ve nihâyet ehli a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/olanlarin/" olanların /a hâli ise, Ebü Hüseyin Nüri'nin yanına gelen bir adama bildirdiği hâldir. Ebü Hüseyin adama Nerelisin? diye sorunca adam, Bağdatlıyım diye cevâb vermiş. Ebü Hüseyin'in: Bağdat'ta kiminle sohbette bulundun?" sorusuna adam: Ebü Hamza ile şeklinde cevâb verince Ebü Hüseyin adama: Bağdat'a dönünce Ebü Hamza'ya kurbu'l-kurbun (yakınlığın yakınlığının), bi
