düşüncesiyle, celâlinin idrâk edilemeyeceği düşüncesi arasında gidip gelmesidir. Yine ona mârifetin ne olduğu sorulmuş, o da şöyle cevâb vermişti: Mârifet, kalbinde ne tasavvur edersen et, Hakk'ın ondan farklı olduğunu bilmendir. Hayret; Hakk'ın hiçbir şeyden hazzı yoktur. Hiçbir kimsenin de O'ndan hazzı yoktur (O hiç kimseye muhtaç olmadığı gibi, hiç kimse de O'nun mâhiyeti hakkında bilgi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a olamaz). Ârif, yoklukta dolaşan varlıktır, O'nu anlatamaz. Çünkü mahlük sonradan olandır; mesbük sâbıkı (sonradan olan önceden olanı) nasıl ihâta edebilir ki? Ârif, yoklukta dolaşan varlıktır sözü ile hâl sâhibi kasd edilmektedir. O, şahsen ve fiziki olarak var; fakat, sıfat ve husüsiyet olarak yoktur
Yine Cüneyd'in şöyle dediği nakledilmektedir: Mârifet, sonunda varılacak yeri kalblerin görmesi, (bu konuda) ârifin az veya çok hiçbir tasarrufta bulunmamasıdır. Bunun mânâsı, ârifin kendi hâlini değil, Allah'ın onun hakkındaki ezeli ilmini görmesi; sonuçta eline Allah'ın ona ayırmış olduğu nasibden başkasının geçmeyeceğini anlaması; hizmette kusur etme konusunda tasarruf altında olduğunun şuürunda olmasıdır
Süfinin biri şöyle söylemiştir: Güneşten yayılan ışınlar, güneşin özünü ve bütününü görmeye engel olduğu gibi, mârifet de sır üzerine geldiğinde sır mârifeti taşıyamaz hâle gelir.
İbnü'l-Fergâni de şöyle söylemiştir: Resmi tanıyan (yaratılmışlara ya da şekle değer veren) kibirlenir, vesmi tanıyan (kaderin tecellisini anlayan) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayret/" hayrete /a düşer, takdiri bilen hareket edemez hâle gelir, Hakk'ı tanıyan temkin sâhibi olur, mütevelliyi tanıyan zelil olur. Bu sözün mânâsı şudur: Bir kimse kendini Hakk'ın vazifelerini yerine getiren kimse olarak görürse bundan hoşlanır. Allah'ın kendi hakkındaki takdirini gören kimse hayrette kalır. Çünkü bu durumda a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/olan-kimse/" olan kimse /a Allah'ın takdirini ve kendisi hakkında kalemin ne yazdığını (kaderini) bilemez. Ezelde tesbit edilen kısmetin öne alınamayacağını veya ertelenemeyeceğini bilen kimse bir şey istemekten
