Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

lezzât-ı dünyâ (Tasavvuf Sözlüğü)

Lezzât-ı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a dünyâ a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/lezzetler/" lezzetleri /a ) üç tanedir: Seven dost; cömert sultanla dostluk etmek, fayda veren ve faydalanılan sohbet …

Lezzât-ı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a dünyâ a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/lezzetler/" lezzetleri /a ) üç tanedir: Seven dost; cömert sultanla dostluk etmek, fayda veren ve faydalanılan sohbet

lezzet/lezzet-i akliyye 1553 ) Lezzet (tat), idrâk etmek ve idrâk edilen şeyde bulunan şeye ulaşmaktır. Bunun gibi bir hayır buna örnek gözterilebilir. (İşârât, IV, 11

Lezzetin lezzete a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbeti /a idrâk edilenin idrâk edilene ve idrâkin idrâke ARE Lezzet-i akliyyenin (akıl lezzetinin) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehvet/" şehvet /a lezzetine nisbeti, birincinisbetidir

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sinden/" sinden /a ve onu izleyen lezzetten tatlılığa ulaşıncaya kadar gerçekten açık bir nisbettir. İki idrâkin arasındaki nisbet de böyledir. (İşârât, IV, 25

Lezzet, iştah duyulan ve arzu edilen şeyi idrâk etmekten ibârettir. Şehvet, tüm canlılarda ortak olması cihetiyle gerek aklen ve gerekse bedenen bazı canlılarda ise yalnızca bedenen olmak üzere arzu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a şeye erişmek için nefsin şevke gelmesidir. (Mizân, 92