Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

liği bilginin (Tasavvuf Sözlüğü)

hâli görmekten istiğrâkıdır (hâlin farkında olmamasıdır). İkinci inceliği keşf konusundaki a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâretin /a istiğrâkıdır (kaybolup gitmesidir). Üçüncü inceliği ise cem'le ilgili a href …

hâli görmekten istiğrâkıdır (hâlin farkında olmamasıdır). İkinci inceliği keşf konusundaki a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâretin /a istiğrâkıdır (kaybolup gitmesidir). Üçüncü inceliği ise cem'le ilgili a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahid/" şâhidlerin /a istiğrâkıdır (cem'de gerçekleşen belirtilerin kaybolup gitmesidir). (Ravza, 493

Cem , tefrikayı düşüren, işâretleri ortadan kaldıran şeydir. Telvinden kurtulmak ve temkinin sağlamlığından sonra çamur ve sudan ibâret bir şahıs olmaktır. Birinci inceliği ilmin cem'idir. Bu, (dünyevi) şâhidlerle ilgili bilginin yok olup, sırf ledünni ilmin hâsıl olmasıdır. İkinci inceliği a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdun /a (varlığın) cem'idir. Bu, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ittisal/" ittisâlin /a vücüdun zâtında yok olmasıdır. Üçüncüsü ise Zât'ın cem'idir. Bu da işâretin naklettiği her şeyin Hakk'ın Zât'ında tam mânâsıyla fâni olmasıdır. Cem', sâliklerin makamlarının sonuncusu ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhid /a denizinin sahilidir. (Ravza, 497

Cem , tefrikanın aynıdır, ama tefrika cem'in aynı değildir. (Mutlak fenâya) meyleden şahısların tefrikası hariç. Çünkü bu, beraberce hem cem', hem de tefrikadır. Çünkü had ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikat /a insâniyyet gibi misalleri cem eder. Bu çeşidin şahısları tefrika ile vasıflanırlar. Mesela her ikisi de insan olsalar da, Zeyd Amr değildir. Bütün misallerin ve tek çeşidin şahısları da böyledir

Hakikatte cem'... Vücüdun a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kendisinde/" kendisinde /a cem'idir, böylece o vücüdun aynı olur. Ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mumkunatin/" mümkünâtın /a aynları üzere, tefrika ve çokluktan zuhür eden şeyin istidâdlarının aynı olduğu hükmünü cem' eder. Bunu bilirsen, cem'in ve cem'u'l-cem'in mânâsını, tek bir aynda kesretin vücüdunu (tek bir zât içindeki çokluğun varlığını), böylece işlerin asıllarına kavuştuğunu da bilirsin. Hakikatleri birbirinden ayırd eder ve tıpkı Hakk'ın her şeye yaratılışını verdiği gibi, sen de her şeye kendi asıl hükmünü verirsin. (Esfâr, 289

Hakk'ın mertebesi, cem'in mertebesidir. Çünkü bu mertebe cem , vücüd, keşf ve şuhüd mertebelerini toplar. Bundan dolayı Mâkul (düşünülen), delil ve burlıana ihtiyaç duyulmadan tahkik ve vuslat; keşf, müşâhede ve bütünün aynıdır denilmiştir. Artık anla! (Merâtib, 21

Mâsivâdan fenâ bulmak, çoğu süfinin işâret a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a fenâdır. Bunun hakikati Allah'tan başkasını müşâhede ve hissetmekten fenâ bulmaktır. Bu da bir kişinin müşâhede ettiği şeyden gaybet hâlinde olması, bu gaybetin de müşâhede ettiği şeyden ve kendisinden gaybet olmasıdır. Çünkü o, mâbüduyla O'na ibâdetten