Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

lisi'nden (Tasavvuf Sözlüğü)

kabül a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/erek/" ederek /a bunlardan lezzet alırsa, şu şiirde olduğu gibi: Öyle tatlı gelir ki bana Sen'in arzun uğrunda kınanmak Bırak beni kınayan Sen'i anmayı sevdiğim için kınasın beni …

kabül a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/erek/" ederek /a bunlardan lezzet alırsa, şu şiirde olduğu gibi: Öyle tatlı gelir ki bana

Sen'in arzun uğrunda kınanmak

Bırak beni kınayan

Sen'i anmayı sevdiğim için kınasın beni

Düşmanlarını gibi oldum

en sevdiği hâle geldim onların

Çünkü onlardan hazzını

Sen'den olan hazzımdır

Bilerek ihânet ettik birbirimize

Ey kendisine ikrânı edenlerin hakir gördüğü kimse

(Bende karar kıldı aşk

Sen'in olduğun yerde

ne bir adını ileri atabilirim artık

ne de bir adım geri (Câmi'

(İşte o zaman kişi) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mevt-i-esved/" mevt-i esvedle /a ölmüş olur. O, fenâ fillâhtır (Allah'ta yok olma mertebesidir). Halkın fiillerinin, Sevgili'nin fiillerinde yok olduğunu görerek, eziyetlerin O'ndan olduğunu müşâhede a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a için fenâ fillâh (Allah'ta fâni) olur. Bu hâl ancak kendi nefsini ve onların nefslerini, Sevgili'de fâni olarak görmek süretiyle olur. O zaman, Mutlak Vücüd mertebesinin yardımının bir nişâ