Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

makâm-ı vahdet-i câmi'a (Tasavvuf Sözlüğü)

Makam-ı vahdet-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/cami-a/" câmi'a /a , Allah'ın isim ve sıfatlarını kapsayan vahdet makamıdır. O da varlıkları ve onların özü olan âyânı, ancak Allah Teâlâ'yı müşâhadeden sonra gören …

Makam-ı vahdet-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/cami-a/" câmi'a /a , Allah'ın isim ve sıfatlarını kapsayan vahdet makamıdır. O da varlıkları ve onların özü olan âyânı, ancak Allah Teâlâ'yı müşâhadeden sonra gören muhakkiklerin makamıdır. Resülullah'ın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halife/" halifesi /a Hz. (Ebü Bekr) Sıddik şöyle söylemiştir: Hiçbir şey görmedim ki ondan önce Allah Teâlâ'yı görmüş olmayayım.

Ârifler de şöyle demişlerdir: Varlıklar isim ve sıfatların eserleridir ve ona delâlet ederler. Arif olan muhakkik Allah'ı eserlerinden önce görüp onunla eserlerine istidlâl eder. Bundan perdelenmiş olan ise Allah'tan önce eserlerini görür ve eserleriyle Allah'a istidlâl eder. İşte leserden önce Allah'ı görme makamı) makam-ı hâssa-yı hâssadır (seçkinlerin makamıdır). Bunlar rusüh ve temkin ehlidirler. Bunlara a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikat /a şarâbından her içirildiğinde, sahv fayıklık) hâlleri artar, akılları derinleşir.

Vahdet sâhibinin, Hakk'ın her şeyde var olduğunu müşâhede a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a için beka makamında olduğu söylenir. O denizdir ve eşyâ tümüyle dalgadır. Onu deniz kaldırır ve indirir. Her şey onunla kaimdir. (Rihle, 216

maksad-ı esmâ/matlab-ı a'lâ Matlab-ı âlâ ve maksad1 esmâ (en yüce arzu ve en ulvi maksadı, celil olan Rabb'i bilmektir. Sonra O'na ibâdeti, abd-i zelil (aşağı bir kul) olarak yerine getirmektir. (Buğye, 11

Maksad-ı esmâ (en yüce maksad) Allah Teâlâ'ya yaklaşmaktır. Görüş ayrılığı, bu yüce arzuya ulaştıran ilim konusundadır. (Buğye, 12