Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

mazhar kılandan (Tasavvuf Sözlüğü)

istemesi sayesinde olmuştur. Bu istek önceden yokken, sonradan kendisine ârız olan geçici bir istektir. Bu tür isteğe keremin anahtarı yani Allah'ın keremi denmiştir. Kendisi kendinden isterse ve onu kuluna izâfe ederse …

istemesi sayesinde olmuştur. Bu istek önceden yokken, sonradan kendisine ârız olan geçici bir istektir. Bu tür isteğe keremin anahtarı yani Allah'ın keremi denmiştir. Kendisi kendinden isterse ve onu kuluna izâfe ederse o, iş ne şekilde ise o mertebededir. Allah, kulları üzerinde kendisine itâat etmelerini yaratır ve onları kendisine ve peygamberine itâat ettikleri için över. Oysa itâat onların ellerinde değildir, onlar ancak itâatin mahallidirler. (Fütühât, TI, 88

Kerem (cömertlik), a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ihsan/" ihsânı /a istenince vermektir. Bu da, hâl ve söz ile istemek şeklinde ikiye ayrılır. Hâl ile istemek her iki taraftan keşf süretiyle olur. Söz ile istemek kul tarafından olur ki bu, anlaşılabilir: Rabb'im, Rabb'im bana ver, beni bagışla, bana rahmet et, beni a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hidayet/" hidâyete /a erdir, beni rızıklandır, beni zorla, beni cezâlandır, beni affet, beni mahcüb etme, beni fitneye düşürme gibi. Hakk'ın istemesi ise Bana duâ edin, namaz kılın şeklindedir. (Fütühât, II, 175-176