tâat-ı rehbetten (korkudan kaynaklanan tâattan) daha üstündür. Çünkü tâat-ı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mehabbet/" mehabbet /a gönülden gelir; tâat-ı rehbet ise hâricidir (dış kaynaklıdır). Bu mânâdan dolayı süfilerle sohbet etmek te'sirlidir. Çünkü onlar birbirlerini Allah için severler ve güzel a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahlak/" ahlâkı /a tavsiye ederler. Aralarındaki mehabbetten dolayı birbirlerine karşı hüsn-i niyet ortaya çıkar. Bu sebeble mürid şeyhinden; tarikat içindeki kardeşler de birbirinden istifâde ederler. Bunun için Allah insanların günde beş kere mescidde toplanmasını emretmiştir. tab ( eb ) Tab', cisimlere yerleşik bir sıfat, bir hâl demektir. O karanlıktır, çünkü onun bir mârifeti (bilgisi) ve idrâki yoktur. Yine kendisinden ve kendisinden sâdır olan şeylerden haberi de yoktur. Ayrıca onun zâhiri gözle idrâk etmesine yarayacak bir nüru da yoktur. (Mişkât, 90
Tab , her şahıs hakkındaki ilmin (bilginin) önceden var olmasıdır (bilinmesidir). (Istılâh, 538
