Mehabbet-i münâsebet , Mahbüb'un (Allah Teâlâ'nın) sıfatları ve isimleriyle ahlâklanmaktır. Cemâl mehabbeti, cemâlin bir kısmıdır. İmtizac mehabbetini ise âdet ve riyâzetlerden kinâye olarak kullanıyoruz. (Ravza, 333
mehdi Mehdi, hadislerin delâlet a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a gibi, Hz. İsâ'ya namaz kıldıran kimsedir. Dedi ki: Sâdeddin Taftazâni, İmâm Mehdi'nin Hz. İsâ'dan başka biri olmasını doğru bulmaz. Çünkü o, en faziletli ve imâm olması en münâsib olan kişidir. Oysa, buna sebeb gösterdiği şeyde herhangi bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahid/" şâhidi /a (ve delili) yoktur. Çünkü Mehdi'nin Hz. İsâ'ya imâm olmasından maksad, Hz. İsâ'nın müstakil bir şeriatla değil, Peygamberimizin şeriatına bağlı olarak nüzül edeceğini göstermektir. Hz. İsâ'nın daha faziletli olduğu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a , bu ümmetten birine uyması, Peygamberimizin şeriatına tâbi olduğunu bildirmek ve bu iki yorumun şu şekilde birleştirileceğini göstermek içindir: Hz. İsâ önce bu gayeyi ortaya çıkarmak için Mehdi'ye uyar ve ondan sonra da mefdül olan (kendisine üstün olunan) fâzıl (daha üstün) olana uyar kaidesince, daha sonra Mehdi de Hz. İsâ'ya uyar ve bu şekilde iki görüş birleştirilebilir. (Meşârık, 207
