Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

mekr (Tasavvuf Sözlüğü)

Mekr, (ilâhi emirlere) muhâlefete rağmen nimetlerin arka arkaya gelmesi, kötü edebe rağmen hâlin devam etmesi, herhangi bir durum ve sınırlama olmaksızın âyet ve kerâmetlerin izhâr a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" …

Mekr, (ilâhi emirlere) muhâlefete rağmen nimetlerin arka arkaya gelmesi, kötü edebe rağmen hâlin devam etmesi, herhangi bir durum ve sınırlama olmaksızın âyet ve kerâmetlerin izhâr a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesidir /a . (Istılâh, 536; Kâşânî, 88; Câmi’, 99

Ehlullah mekri, (ilâhi emirlere) muhâlefete rağmen nimetlerin arka arkaya gelmesi, kötü edebe rağmen hâlin devam etmesi, herhangi bir durum ve sınırlama olmaksızın âyet ve kerâmetlerin izhâr edilmesi mânâsında kullanır. Biliniz ki bize göre kulun, ameli gerektiren ve kendisiyle amel etmeyi yasaklayan ilimle rızıklandırılması kula ait bir mekrdir. Kul amel ile rızıklandırılır, ama o konuda ihlâstan mahrum bırakılır. Böyle bir şeyi kendinde görürsen veya başkasında böyle bir şeyin olduğunu bilirsen, anla ki böyle bir vasfa a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib-olan/" sâhib olan /a , bununla aldanmıştır. (Fütühât, TI, 519